BASTIRILMIŞ CİNSEL DÜRTÜLERİMİZİ ŞARKILARDA ARIYORUZ

ŞARKI DEYİP GEÇMEYELİM…BASTIRILMIŞ CİNSEL DÜRTÜLERİMİZİ ŞARKILARDA VE KLİPLERDE ARIYO ...

19.3.2014 13:26:00

ŞARKI DEYİP GEÇMEYELİM…
BASTIRILMIŞ CİNSEL DÜRTÜLERİMİZİ ŞARKILARDA VE KLİPLERDE ARIYORUZ!

Müzik piyasasında argo, şiddet ve cinsellik çağrıştıran sözler içeren müzik albümlerinin çok satması veya benzer içerikli video kliplerin çok izlenmesi herkesin dikkatini çeken bir olay. Argo, şiddet ve cinsellik çağrıştıran şarkılara ve video kliplerine ilginin artması, toplumun kendi bastırılmış cinselliğini bu şarkılarda bulmasından ve cinsel şiddetin her geçen gün artmasından kaynaklanıyor. Ülkemizde cinselliğin hala bir tabu olmasından dolayı, adı sanı duyulmayan genç türkücülerin albümlerinin yok satması durumu hiçte şaşırtıcı değil. Esprili bir cinselliği çağrıştıran bu tür albümler; cinsellikle ilgili yaşanan sorunların, kültürel yapımızı ve sosyal ilişkilerimizi olumsuz yönde etkilemesinden dolayı çok satıyor. Türkiye'de cinsellik ve cinsel sorunlar konusunda bilgi ve bilinç düzeyi çok düşük. Bu nedenle de, cinsel sorunlar çok az konuşuluyor ve genellikle çözümsüz kalıyor.

Birer sosyal medya fenomeni olan ama haklarında bir şey bilinmeyen Arabada beş… gibi parçalar gündemde uzunca bir süre yer buluyor, birçok muadili piyasaya çıkıyor. Ağır argolu, oynak ritimli bu şarkılar ve videoları internette yüz binlerce tıklanıyor. 
Olayı toplumsal ve kültürel erozyon olarak tanımlamak mümkündür. Kontrolsüz öfke duygusunun her geçen gün artmasıyla birlikte bastırılırmış her türlü duygu patlama noktasına gelmek üzere. Şarkıların toplumun aynası olduğu söylenir. İnsanlar konuşamadıkları ve sağlıklı bir alana aktaramadıkları duygularını cinsellik içeren şarkılarda fark ediyor. Çünkü 'Benim adım …….n, ben gezerim balkon balkon. Gelirimde koynuna girerim ama kobrayı dolarım boynuna…' veya 'Yakacaksın sobayı, ısıtacan odayı, saat beşe gelince göreceksin…' sözlerinde, insani derinlik ve gelişmişlik açısından hiçbir öğe bulunmadığı gibi kültürel bir erozyonun etkisi de gizlidir.

  Çocuklar ve gençler cinsellik içeren albümlerdeki basitliği ve taklitçiliği sezemezler. Sanatsal hiçbir değeri olmayan ve birkaç günde internetin, TV kanallarının ve radyoların etkisiyle Türkiye'nin gündemine oturan albümler çocuklarımıza ve gençlerimize güzel geliyor, sevmeye başlıyorlar. Tehlikeli olan ise çocukların ve gençlerin değer yargılarındaki olumsuz değişimdir. Bu tür albümler kolay şeyleri, değersiz şeyleri, kolay yoldan elde edilen şeyleri sevmeye yöneltiyor ve kötü örnek oluyor. Bir işin eğitimini almak, onlar için hiçbir değer ifade etmiyor.

ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, sürekli olarak cinsel ifadelerin yer aldığı müziği dinleyen gençlerin erken yaşta cinsel ilişkiye girme ihtimalinin diğerlerine göre iki misli olduğu belirlendi. Bununla birlikte bu tarz müzik dinlemenin erken yaşta cinsel ilişkiye girmeye doğrudan katkısı olduğunu söylemek bilimsel olarak zor olsa da, aralarında bir bağlantı olduğunu vurgulamak gerekiyor. 

Argo, şiddet ve cinsellik çağrıştıran albümler gibi gerek sesli ve görüntülü yayınlarda, gerekse internet dünyasında cinsel şiddet olaylarının yaygınlığı, bu tür eğilimlere hazır kişilerde, şiddet eğilimlerini ortaya çıkartabiliyor. Bu bakımdan, medyanın da cinsel şiddete, toplumsal ve kültürel yozlaşmaya yönlendirebilecek her türlü yayından kaçınması ve bu konuda çok daha bilinçli bir tutum sergilemesi gerekmektedir.

Yaşam YANARDAĞ ÇELİK
Psikolog & Cinsel Terapist
yasamyanardag@gmail.com 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter