EKREM METİN Eğitime verilmiş bir ömrün hikayesi

İskele, ya da Taşucu kasabasından bir çok yürekli, aydın insanlar yetişir. Tarih boyu ...

21.6.2014 17:33:00

İskele, ya da Taşucu kasabasından bir çok yürekli, aydın insanlar yetişir. Tarih boyunca ; hemen yanı başında Holmi ve İskele etrafında ticaret vardır. Deniz liman işletmeciliği vardır. Rum ‘u, ,Ermeni si,  Türk’ü birlikte yaşamışlar. Ticaret yapmışlar. Kimi patron olmuş, kimi hamalist, ama hep dost, arkadaş olarak yaşam sürmüş. Hacı Paşa ve Çocukları, Kara Memet , Arap Hasan , Köylüler, İmamoğlu, Göde Veyseller, Hıyar Ağası , Kasapoğlular. Arslan Eyce, İzzet Aslan …


 

Kimi Alanya dan gelmiş. Sırtlan Deliğinin üstüne evlerini kondurmuşlar. Kimisi ovada yurt tutmuş. Kereste ticareti, limanda yükleme işleri. Zaman gelmiş, bölgenin pazarı olmuş. Gemiler gelmiş, yük taşımış, zaman , zaman  insan taşımış. Taşucu’ndan İzmir’e doğru. Kıbrıs’a doğru. 1924-1927 yıllarında Rumlar , Kıbrıs’a, Yunanistan’a göçmüşler. Onların dostları onların yaptıkları işleri devir almışlar. 

İşte Taşucu’nun yetiştirdiği  Kara Memet’in oğlu Ekrem Metin în bir yaşam öyküsü vardır. Geçtiğimiz aylarda bu yaşam öyküsü dillendi. Bir yapıt oldu. Taşucu’nda başlayan eğitim, ABD lere kadar uzanıvermiş. İlk okul yıllarında Taşucu ilk okulunda , Atatürk ile tanışmış. Onun kaleminden :

“… yine ilkokul yıllarımda asla, asla unutamayacağım , benim için unutamayacağım tarihi anım ise ; Atatürk ‘ün denizden Taşucu’na gelişidir. Hamidiye Zırhlısı, Taşucu’na demirledikten sonra; Atatürk küçük bir motor ile iskele ye geldi. Biz öğrenciler, memurlar ve dönemin üst düzey yöneticileri ile büyük halk kitlesi Ata’mızı karşıladık. O zaman Taşucu belediye idi. Belediye başkanımız ise; Sami Arslan’dı. Başkan çiçek veren arkadaşımızı takdim ederken; GÜLHAN HANIM  dedi. Atatürk bir düzeltme yaparak. “ bundan sonra hanım yerine BAY, BAYAN kelimesini kullanacağız. “ dedi. Biz ilk kez bay, bayan kelimesini burada Atatürk’ten duyduk. “ 

 

İşte Ekrem Metin öğretmenin yaşam öyküsü buradan başlar. İlk okul, derken Silifke de ortaokul yılları. Antalya’da lise öğrenimi, İstanbul’da, Amerika da eğitim. Bir bilim adamı çıkar. Matematik onun elinde oyuncak olmuştur. Tarsus , Silifke ,ve Ankara yılları. Hep başarılara imza atar. Dünya çapında bilim adamlarına ışık olur. İşte bir yapıt bu öyküler ile dolu. Ekrem Metin Öğretmen anlatmış, değerli dostumuz Resmiye Özel Serbes yazmış. Bir ikili çalışma görgelere çıkmış. 

Yaşamına renk katan eşi rahmetli Lütfiye hanım, bilim adamı Doğan Cüceloplu’nun kardeşidir. Cüceloğlu Ailesinden bir kız ile evlenmiştir. Doğan Cüceloğlu ile birlikte Silifke’yi bütün dünyaya duyurmuşlardır. İki bilim adamı , bir çok öğrenciye yön vermişler. Onları şekillendirmişler. Yeni, yeni bilim adamları çıkmış. İşte bunlardan bir kaçı : Faruk Köprülü, Kirkor Bozdoğan, Serdar  Gülmez, Şenel Cintumur Tekeli, Prof.Dr. M.Emin Tekeli, Prof. Dr. Ahmet Akyürek, Dr. Şahin Dölek . 

 

Bu kitabı okuyunca, Silifke lisesini 5 yılda bitirme nedenim gözümün önüne geldi. Cebir’im 10,  geometrim 1. Lise sonda geometri yoktu. Sınıfta kalamadım. Matematik öğretmenin Meral Uğur  şöyle demişti.”  Öğretmen’ e ilgisi desem, dersimin biri en yüksek, diğeri en altta bir.”  Ama cebir hoşuma gidiyordu. Bir şiir yazar gibi hissediyordum. Dr. Şahin Dölek’in yazdıklarını görünce anladım ki, bize Ekrem Metin gibi bir matematik öğretmeni lazımmış. Biz liseden mezun olduğumuz yıl, cebir , geometri birleşti. Matematik dersi oldu. 

Bu kitabı bizlere sunan Sanatçı dostumuz Resmiye Özel Serbes ‘i bu çalışmalarından dolayı kutlamak gerekir. Sabır ile dinlemek, onları kaleme almak. Br matematikçi, bir sanatçı ortak ürününü görmek ne güzel. Kitap tanıtımı Silifke Taşeli Kültür ve Sanat derneğinde yapıldı. Bir çok sanatsever orada olduk. Güzel bir anı olarak yer alacak. 

Bilime , sanata katkı sunmak zordur. Hele bir kitap yayınlamak daha zordur. Zoru başarmışlar. Bizlere de  okumak düşer. Taşucu’ ndan bir ses çıkmış, ne diyelim. Daha çok sesler çıkacak. Taşucu kasaba iken  mahalleye dönüşse de, bir gün gerçek  anlamı ile idari anlamda yerini alacak. 1970 yıllarda, iskele üstünde hep hayal kurardık. Taşucu’na demir yolu getirmek. Bu hayalimiz plana alındı. Bir gün yollar yapılır, Taşucu kara treni görür. Bir diğer hayalimiz ise, Taşucu vilayet olmalı. Taşucu ilçe olacak, Silifke Vilayet olacak. Merkezi de Taşucu’nda olacak. İnanıyorum ki, bu hayalimiz gerçek olacak. 



(*) EĞİTİME VERİLMİŞ BİR ÖMÜR / EKREM METİN / HAZIRLAYAN  : RESMİYE ÖZEL SERBES
      FON KÜLTÜR YAYINLARI . 444 3 882 ANKARA.

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter