SÜPER REZALET

Gönül isterdi ki büyük bir heyecanla beklediğimiz ilk Süper Lig maçımızın ardından sa ...

1.9.2014 10:29:00

Gönül isterdi ki büyük bir heyecanla beklediğimiz ilk Süper Lig maçımızın ardından sadece MİY futbol takımını konuşalım. Ancak, maça gidenler yerinde, gidemeyenler ekranları başında büyük bir rezalete tanık oldu. Ve doğal olarak öncelikli gündemimiz takımın performansı değil patates tarlasına dönen zemin. Bugün itibarıyla Mersin’deki patates tarlasından uçan kuşun bile haberi var. Abarttığımı düşünenlere sadece birkaç örnek.

 Dr. M.Sami SÜYGÜN

Ali Ece “Ay Kraterinde 3 puan”

Metin Tekin “Harika bir stadyum, futbol oynanması imkansız bir zemin”

Atilla Gökçe “Maç tatil edilmeliydi. İlla birinin bacağının kırılmasını beklemek gerekmez”

Cem Dizdar “ İş makyajlı stat yapmakla olmuyor. Bu zemin sezon kapattırır.”

Kemal Belgin “Tarladan çıkan zafer”

Ali Gültekin “Bataklıktan zafer çıkarmak”

Oktay Derelioğlu “Patates tarlasında futbol oynamak”   
 

 
Sezonun ilk haftasının ilk Pazar’ında evlerinde futbol programı izleyenler ve gazetelerini okuyanlar, Mersin Arena’daki Süleyman Seba jestini, sahadaki mücadeleyi, muhteşem kaleci performanslarını değil maalesef pert olan saha zeminini dinlediler. En çok okunan yazarlar ve en fazla reyting alan programlar manşet yaptı.


Böylelikle “Mersin Futbol Şehri Olur Mu?” başlıklı bir önceki yazımın (http://forafutbol.blogspot.com.tr/) cevabını hiç beklemeden almış oldum. Özetle, dediler ki “Mersin’in futbol şehri olmaması için biz elimizden geleni yapacağız” Bu işin sorumluları hiçbir zaman ortaya çıkmayacak. Hatta Türkiye gerçeğinden hareketle asgari ücretle çim biçen emekçilere bu işin ihale edilmesi çok olası. Siz para verip kombine alın, bilet alın, 5 kilometreye öteye araba park edip 35 derece sıcakta yürüyüp stada girin ve sonra futbolculardan ziyade köstebeklere daha uygun bir ortamda kör dövüşü izleyin. Bir gün sonra ulusal basına malzeme olmanız yetmezmiş gibi Adanalı arkadaşlarınız da dalga geçsin. Orduspor playoff maçında tehlike sinyali veren zemini aradan geçen 3 ayda Adanaspor hazırlık maçına kadar test etmeyi aklına getirmeyen yönetim ise maçlarımızı başka hangi statta oynayabiliriz arayışında. Rıza Çalımbay zemin düzelene kadar maçlarımızı başka statta oynamak üzere TFF’ye başvuracağız açıklamasını yaparken, ben ve benim gibilere de kombinelerin akibetini merak etmek düşer. Bu arada belki Rıza Hocanın açıklamalarına kızan olacak ama ben aksine memnun oldum. Rıza Hoca Habertürk’te canlı yayında MİY’nun tesisi bile yok biz Tarsus’a idman yapmaya gidiyoruz derken programdakiler dumura uğradı belki ama bizler bu gerçeği biliyoruz. Macit Özcan’ı tesisten sayıyorsanız ayrı tabi. Olmayan altyapımızdan bahsetmiyorum bile.


Özetle, bu açılış Mersin’e hiç yakışmadı. Otopark yetmez 5 kilometre yürürüz, resmi forma satışı yoktur t-shirtle maça geliriz, olmayan koltuğu satarlar biz boş koltuğa çökeriz, vb. daha bin türlü eziyete bu taraftar katlanır. Biz de hep kol kırılır yen içinde kalır. Ama el alem bizim gibi değil işte. Acımaz, gazetelere manşet yapar. Mersin’i ilk haftadan bu kadar rezil etmeye kimsenin hakkı yok. Mersin böyle mi marka olacak? Umarım bu kötü imajımızı silmeyi ve olumluya çevirmeyi futbolun içindeki ve dışındaki iş bilmez bazı yöneticilere rağmen başarabiliriz.


Her şeye rağmen kısaca maça değinirsek;      


Bozuk zemin ve sıcak hava MİY lehine bir durumdu. Arsenal yorgunu Beşiktaş’ın 15 dereceden 35 dereceye + neme gelmesine ilave olarak kötü zeminde ayağa pas imkanı kalmaması da bizim için avantajdı. Rıza Hoca aksini söylese de ben bu düşüncedeyim. Neticede, 1.96’lık pivot santraforunuz varken oyunu uzun topa zorlayan bir zemin avantaj olmalıydı bizim için. Böyle bir zeminle karşılaşacağını bilen Rıza Hocanın Sadiku ve Pedriel gibi zayıf oyuncular yerine Berkan/Khalili/Tita gibi ayağı yere daha sağlam basan oyuncuları tercih etmemesine şaşırdım. Diğer bir yanlış tercihi ise savunmada Servet-Enes ikilisini tercih etmesiydi. Pas dağıtımı ve hızı daha iyi olan Mitroviç’i düşünmemesi hataydı. Zaten bu hatayı hem ilk golde hem de ikinci yarı yediğimiz kontralarda gayet net gördük. Evet taraftar gözüyle beraberlik bekledik ama dürüst olmak gerekirse Nihat olmasa maç 4’e, 5’e gidebilirdi. Maç öncesi herkesin en zayıf halka ilan ettiği Nihat maçın adamı oldu.


Beşiktaş’ın 4-4-2 sistemine karşılık maça 4-1-4-1 sitemiyle başlayan (4-2-3-1 oynadığımızı düşünmüyorum) MİY, Süper Ligin açılış maçında formda Beşiktaş’la oynamanın heyecanıyla ilk 15 dakika tedirgindi. Rıza Hoca’da aynı tedirginlikle Sadiku’ya ön liberoda yer vererek işini sağlama almak istedi. Maça ısınan MİY, özellikle Nakoulma’nın ateşlemesiyle Beşiktaş’ın golüne kadar rakip sahada baskı kurdu. Ancak, biz gol atmayı beklerken savunmanın basit hatasıyla gelen Beşiktaş golü devreye moralsiz girmemize neden oldu. Golü bulan biz olsaydık ikinci yarı çok daha farklı bir oyun izleyecektik. 
 

Gol bulmak için sahaya çıkan MİY, ikinci yarıda defansif Murat Ceylan yerine ofansif Tita’nın oyuna girmesiyle ilk riskini almış oldu. Sadiku ve Khalili orta göbekte rakibi karşılarken, Pedriel sağdan-Tita ortadan-Nakoulma soldan ilerideki Futacs’a gol attırmak için çabaladı. Ancak, ya Demirsporlular büyü yaptı ya da Futacs gol atmamak için yemin etti. Yoksa Welliton gibi bir golcü yedekte beklerken pozisyonları bu kadar cömert harcamazdı. MİY, ikinci yarı daha fazla adamla hücum etmeye çalışırken arkasında büyük boşluklar bıraktı. Beşiktaş’a en iyi olduğu şeyi yani dikine, hızlı oynama fırsatını verdi. Servet’te Futacs’ın atamadıkları ben bile atarım demek için ileriye çıkınca maç neredeyse farka gidiyordu. İyi ki Demba Ba yoktu. Son bölümde Welliton’u beklerken oyuna Sinan girince beklentiler Nakoulma'ya yöneldi. Nakoulma iyi bir futbolcu ama ters kanatta oynayan Pedriel çok kötü olunca iki kişilik oynamak zorunda kaldı. Bu seferde oyundan erken düştü. Pedriel’i görünce insan Nduka’nın bu takımdan neden gönderildiğini bir kez daha sorguluyor. Keza nasıl elden kaçırıldığı anlaşılamayan Lawal’ın pozisyonunda oynatılan Sadiku için de aynı durum geçerli. Takımın en net eksiği ise özellikle son bölümde sorumluluk alan lider futbolcu eksikliğiydi. Belki Tita bunu yapabilir. Ama Nduka ve Lawal olsa kesinlikle bu takıma ilaç olurdu.

MİY, ligin en formda takımına karşı sezonun ilk maçında yenildi. Üstelik karamsar olacak bir futbol da oynamadık. Yenilmek dünyanın sonu değil. Kaldı ki taraftar iyi günde kötü günde takımının yanında olandır. İnşallah lige verilen ara hem takıma hem de yönetime iyi gelir. Mersin’in adı güzel futbolu ve başarılarıyla anılır.        

Diğer yazılarım için; http://forafutbol.blogspot.com.tr/

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter