SİYASET YENİ SANAYİ DEVRİMİNİN FARKINDA MI?

Dördüncü Sanayi devrimi olarak tanımlanan Endüstri 4.0’ın başlattığı dijitalleşen ür ...

27.5.2017 10:52:00

Dördüncü Sanayi devrimi olarak tanımlanan Endüstri 4.0’ın başlattığı dijitalleşen üretim süreçleriyle rekabet edebilmek, yaratacağı işsizliği azaltabilmek ve yeni tarım ve hayvancılık devrimine ayak uydurabilmek için atılması gereken ilk adımı ekonomist Mahfi Eğilmez şöyle açıklıyor: Acilen başımızı inşaattan kaldırıp dünyaya bakmamız gerek!

Tarım devrimi sonrası Endüstri 1.0 buhar makinesinin tekstil sanayinde kullanılması ile başladı. Endüstri 2.0 elektriğin montaj hatlarına yerleştirilmesi yoluyla seri üretime geçilmesi demek. Endüstri 3.0 insan emeğine ihtiyacın en aza indirilmesi ve üretimin otomasyonu anlamına geliyor. Bu süreçte bilgisayarlar, akıllı telefonlar, internetin yaygın kullanımı ile üretim radikal biçimde değişti, çeşitlendi.

Endüstri 4.0 ise kısaca üretimin dijitalleşmesi demek. Bu süreçte insan emeği en aza indirilerek üretim hataları ortadan kaldırılıyor. Üretim esneklik kazandığından, tüketicinin talepleri doğrultusunda “kişiye özel” üretim çok kısalan süreçlerde ve makul fiyatlarla yapılabiliyor. Bu süreçlerde robotlar var, robotların konuştukları süreçler var, 7/24 dijital teknolojilerle insansız çalışan “karanlık fabrikalar” var. Özetle dünya 2011’de Almanya’nın başlattığı bu yeni sanayi devrimiyle yeni bir döneme girdi ve artık birçok meslek ortadan kalkacak, 16 yeni meslek 2020 itibarıyla ortaya çıkacak. Bu süreç yeni bir sosyolojiyi yaratacak, her alanda değişiklikler yaşanacak, en başta da siyaset yeniden şekillenecek.

Peki, Endüstri 4.0 neden ve nasıl doğdu?

Küreselleşme sürecinde; sermeye serbestçe hareket etmeye başladı ve daha çok para kazanacağı yerlere giderken,  üretim de ucuz emek ve vergi kolaylıklarının olduğu Çin ve diğer uzak doğu ülkelerine yöneldi. Bu kararların arkasında kuşkusuz daha çok para kazanma çabası var. Ancak, yaklaşık kırk yıldır Avrupa ve ABD şirketlerinin üretim faaliyetlerini sürdürdüğü uzak doğu ülkeleri artık kendileri için üretim yapmaya ve kendi markalarını yaratmaya başladılar ve rekabet güçleri Avrupa ve ABD şirketlerini tehdit ediyor.

SANAYİ ÜRÜNLERİ SATIŞ GELİRLERİ- Milyar USD

Ülke

2006

2011

Değişim (%)

AB (27)

550

620

13

ABD

280

280

0

Almanya

190

220

16

Rusya

10

15

50

Çin

170

580

241

 

Doğu’nun ulaştığı sanayi ürünleri satış gelirlerindeki bu dramatik artış Batı’yı tehdit eden boyutlara ulaşınca Almanya 2011’de Endüstri 4.0 devrimini başlattı. Gelişmiş ülkeler bu alanda çalışmalar yapıyor, üretimlerini dijitalleştirerek rekabet şanslarını arttırma çabası içindeler. Böylelikle Batı ucuz emeğe dayalı Doğu’nun yarattığı avantajı elinden alacak ve rekabetteki üstünlüğü yeniden ele geçirecek. Bu süreçte rekabet edebilmek için ya Endüstri 4.0’ın öngördüğü robotları yapacaksınız ya da robotları satın alıp üretim tesislerinize koyacaksınız. Doğal olarak bu süreçte gerekli dönüşümü yapamayan şirketler ve ülkeler bu dönemin kaybedenleri olacak.

 

Mahfi Eğilmez yeni devrimin yol açacağı değişime Türkiye’nin hazırlanması için beş öneri yapıyor;

 

·         Sanayi Odalarının önderliğinde bilim liseleri kurulmalı, bu liselerde öğrenciler yeni sanayiye uyumlu olarak eğitim almalılar, bu okullarda üniversitelerin hocaları derslere girmeli, devlet bu öğrencilere burs vermeli

·         Üniversiteler bilim dallarına yönelmeli; iktisat, idari bilimler gibi dallarda kontenjanlar çok azaltılmalı. Çünkü yeni dönemde, muhasebecilik, insan kaynakları, işletmecilik gibi meslekler bilgisayar programcılığı yoluyla yapılacak, insan ihtiyaç çok azalacak

·         Yeni devrimi başlatanların iddialarına karşın işsizlik artması kaçınılmaz olacak ve özellikle mavi yakalıların sayısında dramatik azalmalar yaşanacak. Yeni süreçte sadece program yazabilen, robot yapabilen ve program kullanabilen insanlara ihtiyaç olacak. Diğer insanlar hizmet sektörüne katılacaklarından eğitimin bu doğrultuda planlanması gerek

·         Bu süreçte ortaya çıkacak işsizliğin azaltılması için tarım ve hayvancılık politikalarını üretim ve verimliliği arttırmak için baştan aşağıya ele almak gerek

·         Bütün bunları yapabilmemiz için de kafamızı inşaattan kaldırıp dünyaya bakmamız gerek

 

Mc Kinsey Global Araştırmalar’a göre; tarım sektörünün dijitalleşmesi sanayi sektörüne göre oldukça düşük. Ancak verimliliğin artması için bir an önce tarımında dijitalleşmenin gerçekleşmesi gerek. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2050 yılında dünya nüfusunu doyurabilmek için 2006’dan bu yana yüzde 70 daha fazla yiyecek üretmek zorunda olduğumuzu açıkladı. Bu talebi karşılamak için çiftçilerin ve tarım şirketlerinin daha fazla üretim yapmaları ve verimliliklerini arttırmaları gerek. Bu ise Endüstri 4.0’ın çözümlerine yönelmekle mümkün.

 

Tarımda dijitalleşmeyi gerçekleştiren ülkelerde çiftçiler ileri teknoloji kullanıyorlar. Örneğin tarım alanlarına yerleştirilen sensörlerle bölgedeki topoğrafya ve kaynakların yanında toprak asitliği ve sıcaklık gibi değişkenleri elde edebiliyorlar, haftalar öncesinden hava koşullarını tahmin edebiliyorlar. Çiftçiler bu veriler doğrultusunda ekim, sulama, toplama işlemleri için daha kolay karar verebiliyorlar. Akıllı telefonlarıyla bitkilerini ve hayvanlarını uzaktan izleyebiliyorlar, hayvanların beslenme ve üreme istatistiklerini derleyerek gelecek tahminleri yapabiliyorlar. Tarım ekipmanlarında en büyük üretici olan John Deere traktörlerini artık internete bağlamaya başladı. Çiftçiler bu sayede ürün verimliliği hakkında verileri görebiliyorlar. Ayrıca kendi kendine çalışan otonom traktörler sektöre girdi ve bilgisayar programı yoluyla hem üretim hem de verimlilik artık daha yüksek. Özetle akıllı ve hassas tarım diye tanımlanan Endüstri 4.0’ın öngördüğü geleceğin tarımı bugünkünden çok farklı ve nesnelerin interneti, sensörler ve drone’larla yapılıyor.

 

Uzmanlar Türkiye’nin henüz Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında olduğunu ifade ederek, yeni devrimi kaçırmaması için acilen bu alana eğilmesi ve insana yatırım yapması gerektiğini söylüyorlar. Bunun için eğitimin yeniden planlanması ve baştan aşağıya değişmesi gerekli. İtiraz edenin cezalandırıldığı bir iklimin hızla değişmesi ve çocuklarımızın sormayan, itaat eden çocuklar yerine; sorgulayan, analitik düşünen, analiz yapabilen çocuklar haline getirmeliyiz. Bu da bildiğiniz gibi siyasetin, yani bizi yönetenlerin ve yönetme talebinde olanların işi. Daha önceki sanayi devrimlerini kaçıran Türkiye, bakalım bu yeni devrime ayak uydurabilecek mi? Hep birlikte göreceğiz.   

 

 Tuygan ÇALIKOĞLU

 

tuygan@hotmail.com www.tuygancalikoglu.com.tr

 

Kaynak: www.endustri40.com  www.mahfieğilmez.com  www.mckinsey.com www.fao.org

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter