MARAŞ KATLİAMINI ANMAK

Bu yıl Maraş katliamını Bodrum da andık. Alevi örgütleri temsili olarak Maraş a gidip ...

27.12.2017 17:20:00

Bu yıl Maraş katliamını Bodrum da andık. Alevi örgütleri temsili olarak Maraş a gidip, bir anma gerçekleştirdiler. Her yıl olduğu gibi bu yıl da K.Maraş valiliği anmaları  yasakladı.  Gerek Alevi örgütleri gerekse Kesk’e bağlı sendikalar her yerleşim yerinde anmaları gerçekleştirdi. 

Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneğinin düzenlediği anmaya katıldık. Konacık ta bulunan dernek binasında yapılan etkinlik saygı duruşu ile başladı. 

Naciye Bayır ‘ın Maraş Katliamı ile ilgili basın açıklaması ve hazırlanan belgesel sunuldu. 
Bir hafta süren katliam görüntüleri , kin, nefretin, din bezirganlarının kan gölüne çevirdikleri Maraş ‘ı görmek, 39 yıl sonra, Olayların tanığı Musa NURHAK ( 61 ) dinleyince, tüylerin, diken , diken oluyor. O yıllar 22 yaşında bir delikanlı, deli dolu ruhu ile, mahallenin lideri gençlerden birisi. Katliamı hem anlatıyor, hem duygulanıyor. 

“ Azılı faşistler, kahveyi tarıyorlar. Müslüm Dede ayağa kalkıyor, 
“ Yere yatın çocuklar “ diyor, kahvedekiler yere yatıyor. Müslüm Dede ayakta, tatbiki üst kısmını silahla tarayarak adeta biçiyorlar, sonra Öğretmen Mustafa Yüzbaşıoğlu nun  öldürülmesi ile başlayan katliamlar. 

Önce kentin içinde tek, tük evlerde yer alan Alevileri öldürüyorlar. Musa Suna, Eşi, çocukları. 

Ökkeş Kenger ‘in zeytinliğinde Ferhat Tüysüz ‘e A-6 silahlarının askerlerce verilmesi olayına tanık oluyorlar. 

Minarelerden imamlar bağırıyor. Bir aileviyi öldüren cennete gidecek. Köylerden akın, akın geliyorlar.  Fetva, üstüne fetva veriliyor. Alevilerin katli vaciptir. 

Arkadaşı Mehmet evine gidiyor. Hamile eşi öldürülmüş, bebek öldürülmüş, bir yan odada iki yaşında çocuk ve bir odada ise Mehmet kurşunlanmış, kesilmiş. Kin, nefretin göstergesi yer alıyor. 


Bir telefon direğine Emekçi nin babası Yusuf Emmi öldürülmüş, adeta direğe çivileniş, çarmığa gerilmiş gibi, onu indiriyorum. Öfkem artıyor, onun son duasını yapıyorum. 

Elime tüfeği alıyorum. İlk kurşunu havaya sıkıyorum. “ hey Allah’ım bunları görmüyorsun” adeta isyan ediyorum. Yukarı Yörük Selim Mahallesindeki evime nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. 

Yörük selim mahallesi çevresinde aldığımız tedbirler ile kimsenin canı yanmadan onları kurtardık. Ama diğer mahallede  olanların hepsi, teker i teker katliama uğradı, sayı 100 diyorlar, 500 ün üstünde oldu. 

Amerika’sı, onun uzantıları her biri, din bezirganlarını ayağa kaldırdılar gün oldu, 12 eylülün hazırlıkları olduğunu öğrendik. 

Bir şey daha öğrendik, çok dost bildiğimiz Sünni komşularımız fetvaları duyunca onların da saldırgan olduğunu gördük. Onun için bizim dostumuzun kendimizden başkası olamayacağını öğrendik. “

Musa NURHAK anlattıkça, ilgi ile dinledik. O günler gözümüzün önüne geldi. Sonra Sivas, Çorum, Gazi, Ankara , İstanbul’da katliamlar. Her birinde özne din bezirganları, her birinde fetvalar. 1400 yıl önce verilmiş fetvaların uzantıları. Kin, nefret duygularını kamçılayan İngiliz, Amerikan emperyalistleri. 

Araştırmacı yazar Hasan Harmancı’nın :
“ Bütün bu olaylardan çıkaracağımız sonuç : Ailevisi, Sünni’si ile demokrat insanların bir araya gelmesi. Mücadeleye birlikte yola çıkmamız. Yoksa, bu katliamların ardı, arkası kesilmeyecek. “ 
Salonda bulunan bazı katılımcıların soru ve katkıları  sonrasında Dernek korosu, Maraş ve daha sonra yitirdiğimiz canların anısına ağıtlar, nefesler dile getirdiler.  




  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter