Adil Aktay İDDİA ortaya koydu:

CHP Mersin İL başkan adayı Adil Aktay,bugün parti binası önünde yaptığı açıklama ile ...

3.1.2018 14:37:00

CHP Mersin İL başkan adayı Adil Aktay,bugün parti binası önünde yaptığı açıklama ile ADAY olduğunu resmen açıkladı.
9 ilçe başkanı ile birlikte çok sayıda partili ve delegenin katıldığı kitlesel topantı, miting havasında geçti.
Aktay toplantıda CHP’yi Mersin’de büyütüp, en başta Büyükşehir Belediyesini alacaklarını iddia etti.
CHP’nin Mersin’de iktidar olması halinde Türkiye’de iktidar olacağının altını çizen Aktay,”İl başkanı olarak ,il yönetimi ve ilçe örgütlerimizle birlikte sokak sokak, köy köy dolaşarak partimizi büyüteceğiz” dedi
İl başkanı seçildikten sonra Partisinin Yerel ve genel iktidarı için çalışırken hiçbir yere aday olmadığını da dile getirdi.
Aktay’ın konuşması sık sık alkışlarla kesildi.
Özellikle Partimizi önce Mersin’de sonra Türkiye’de iktidar yapacağız sözleri büyük alkış topladı. 
Ayrıca hiçbir yere aday olmayıp sadece partiyi büyütmek için çalışacağını söylediği yerde de büyük alkış aldı.
9 İLÇE BAŞKANI
Adil Aktay konuşmaya başlamadan önce, destek veren ilçe başkanları isim isim okunarak kürsüde yerlerini aldılar. Aydıncık ve Bozyazı ilçe başkanları toplantıya özel nedenlerle katılamazken, ilçe başkanları adına ilçe bakan yardımcıları katıldı.
12 Ocak Cuma gün yapılacak İl kongresine genel başkanı Kemal Kılıçdaroğu’nun da katılacağı ifade edildi..
İŞTE ADİL AKTAY'IIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ:

Av. Adil Aktay'ın Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkan Adaylığını Açıklama Konuşması

 

3 Ocak 2018                                                                                                                                    Değerli Dostlarım,

 Sevgili Yol Arkadaşlarım,

 Hepinizi sevgiyle, dostlukla selamlıyorum.

 Hoşgeldiniz, şeref verdiniz.

 Öncelikle, il başkanı adayı olan ve olacak olan diğer değerli

arkadaşlarıma huzurlarınızda başarılar diliyorum.

 Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu ülke için taşıdığı anlam ve değere yakışan, örnek bir seçim süreci yaşayacağımıza yürekten inanıyorum.

 yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!

 Değerli Arkadaşlar,

 Bugün Mersinimizin kurtuluş günü. Bağımsızlığımız kutlu olsun. Mersinimiz sonsuza dek özgür ve mutlu olsun. Mersin, 96 yıl önce, 3 Ocak 1922 günü düşman işgalinden kurtuldu.  Bu ülkede,

"Halk Partisi" adı da ilk kez, bundan yine tam 96 yıl önce,

1922 yılında telaffuz edilmiştir.

 Ülke henüz savaş halindeydi. Her alanda belirsizlikler

yaşanıyordu. Ama Başkomutan Mustafa Kemal'in yüreği, gelecek güzel günlerin umuduyla doluydu. Ve o, zor günlerde çıktı, barıştan sonra, "Halk Fırkası" adıyla bir siyasi parti kuracağını açıkladı.

 6 Aralık 1922 günü, Mustafa Kemal yeni kurulacak partinin yalnız adını değil, temel niteliğini de ortaya koydu. Bu parti

"halkçılık esasına" dayalı olacaktı.

 cumhuriyet Halk Partisi savaşın, yokluğun, acıların ortasında, bağımsızlık, özgürlük ve çağdaşlık umudu olarak kuruldu.

 Gün gelir, herkes umudunu yitirebilir.

Ama Cumhuriyet Halk Partililerin buna hakkı olamaz.

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin temelinde,

mayasında "umut" vardır. 

Herkes karamsarlığa, yılgınlığa düşebilir.

 Ama Cumhuriyet Halk Partililerin buna hakkı olamaz.

Çünkü bizler, kendi varlığı ülkenin varlığıyla, kendi kaderi

ülkenin kaderiyle iç içe geçmiş bir partinin mensuplarıyız.

Biz,  ancak iktidarda kalırsa yaşayabilen, iktidardan düşer

düşmez yok olup giden partilere benzemeyiz.

 Biz, Cumhuriyet Halk Partisiyiz; bu ülkenin kurucu gücüyüz.

 Bu ülkenin birleştirici gücüyüz.

 Sevgili Dostlar,

 Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin en köklü, en renkli, en

bereketli siyasi geleneğinin adıdır.

 Bu gelenek, Mustafa Kemal'in önderliğinden, devrimciliğinden güç alır. İsmet İnönü'nün devlet adamlığından, dirayetinden feyz alır.

 Başta Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü olmak üzere,  bu

geleneğe katkıda bulunmuş, kendi damgalarını vurmuş ve bugün artık aramızda bulunmayan tüm partililerimizi sevgiyle, saygıyla,

rahmetle ve minnetle anıyorum.  Tevazusuyla Bülent Ecevit'i... Bilgeliğiyle Erdal İnönü'yü saygıyla anıyorum.

 Her biri kendi tarzıyla, kişiliğiyle partimize önemli katkılar sunmuş,  tüm değerli parti büyüklerimizi saygıyla anıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi gibi dev bir çınarın altında, onlarla aynı umudu, aynı özlemleri paylaşmanın gururunu, mutluluğunu yaşıyorum.

 Değerli Arkadaşlar,

 Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu gücüdür, ama aynı zamanda, Anadolu'nun bin yıllık eşitlikçi, "insan odaklı" dünya görüşünün, "kardeşçe yaşam"

kültürünün de mirasçısıdır.

 Cumhuriyet Halk Partisi bu toprakların manevi iklimini oluşturan

tüm değerleri ayrımsız kucaklayan bir partidir.

 Cumhuriyet Halk Partisi'nin değer ve ilkelerinin tarihsel

köklerinde, "Büyük Anadolu Aydınlanması" yatar. Biz, bu

aydınlanmanın öncüleri olan,  Şeyh Edebali'nin, Mevlana'nın, Hacı Bektaş-ı Veli'nin, Şeyh Bedrettin'in, Yunus Emre'nin,

Pir Sultan Abdal'ın fikir zenginliğinden, gönül yüceliğinden beslenen bir partiyiz.

  Cumhuriyet Halk Partisi, Anadolu'nun olduğu kadar, insanlığın

evrensel değerlerinden de beslenir. Biz tam 40 yıldır Sosyalist

Enternasyonal üyesi bir partiyiz.

 40 yıldır, dünyanın dört bir yanında özgürlük, adalet, demokrasi ve insan hakları mücadelesi verenlerle aynı yolda yürüyoruz. Daha çok üretip daha adil bölüşmeye dayalı, insanca, hakça bir düzen için

mücadele eden herkesle aynı dili konuşuyor, aynı hedefleri

paylaşıyoruz.

 Biz, sosyal adalet, yurtseverlik, bağımsızlık, laiklik,

cumhuriyetçilik ve devrimcilik gibi temel değerler uğruna

siyaset yapan bir partiyiz. Bu değerler bizi aynı zamanda

68 kuşağının genç ve onurlu devrimcileriyle de aynı ruhta, aynı saflarda buluşturmaktadır. Onların her birinin bu ülke için taşıdığı güzel umutları bizler de taşıyoruz.

 12 Mart ve 12 Eylül faşizminin bu ülkenin devrimcilerine

yaşattığı tüm hukuksuzluklara, tüm acılara yürekten isyan

ediyoruz.

 Ama Can Yücel'in, Deniz Gezmiş'in ardından yazdığı ünlü şiirinde dediği gibi, onlara asla acımıyoruz, çünkü mücadelelerine, inandıkları davaya saygı duyuyoruz... Saygı duyuyoruz, çünkü onlar, uzun devrim koşusunun en güzel yüz metresini koştular ve ipi en önce göğüslediler. Her birine helal olsun, aşk olsun!

 Değerli Arkadaşlar,

 Cumhuriyet Halk Partisi,  Türkiye kadar büyük, Türkiye kadar renkli, Türkiye kadar heybetlidir.

 Cumhuriyet Halk Partisi’ni tek bir renge, tek bir boyuta

indirgeyebilmek mümkün değildir.

 Ancak şu gerçeği de kabul edelim. Sahip olduğumuz renkliliğin, çeşitliliğin yeterince önemsenmediği, bazılarımızın sırf

düşüncelerinden ötürü partiden dışlandığı, haksızlığa uğradığı dönemler de yaşadı bu parti.

 Parti içerisindeki herkesin, ortak paydalarımız konusunda yeteri kadar hassas olmadığı zamanları da gördük. Örneğin, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararı Meclis'e geldiğinde, Genel Başkanımız İsmet İnönü ve Genel Sekreterimiz Bülent Ecevit başta olmak üzere pek çok CHP'li bu hukuk cinayetine "Hayır" oyu verip karşı çıkarken, maalesef destekleyen partililerimiz de oldu.

 Bu gibi örnekleri bilmiyor ya da üstünü örtüyor değilim. Özeleştiri bizim geleneğimizin önemli bir parçasıdır. Elbette, parti olarak geçmişte kimi hatalarımız, kusurlarımız olmuştur, bugün de kimi eksiklerimiz vardır. Ancak bunlar, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ana karakterini, temel niteliğini belirleyen şeyler değildir.

 Cumhuriyet Halk Partisi'nin ana karakteri:

 Eşitlik, özgürlük, adalet isteyen...

 Cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği, hukukun üstünlüğünü savunan...

Daha çoküretmeyi, daha adil bir gelir dağılımını amaçlayan...

Ülkede huzurun, toplumsal barışın hâkim olmasını arzulayan herkesi kucaklayan bir çatı olmasıdır.

 Cumhuriyet Halk Partisi sahip olduğu ilkeler ve değerler

etrafında milyonları buluşturan, bütünleştiren, ülkenin en sağlam, en özgür ve en demokratik siyasi partisidir.

 İşte bu nedenle, Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığı ve etkinliği bu ülke için yaşamsal önemdedir.

 Ve ben,  böyle bir partinin üyesi olmaktan, böyle bir partinin il başkanlığına aday olmaktan gurur duyuyorum.

 Değerli Arkadaşlar,

 Türkiye, 16 Nisan Referandumuyla yeni bir döneme girdi. Bu ülkeyi fiilen bir "tek adam hukukuyla" idare etmekte olanlar,  bu durumu resmileştirme cüretini kendilerinde buldular.

 Cumhuriyetimizin temelinde yatan "Egemenlik kayıtsız şartsız

milletindir" ilkesi bertaraf edildi.

 Hukukun üstünlüğünün olmadığı, herkesin kanun ve devlet önünde eşit muamele görmediği yerde,   milletin egemenliği zaten söz konusu olamaz.

 Yargı bağımsız olmazsa, devlet kurumları birbirini

denetleyemezse, özgürlükler kısıtlanır, ülke baskı ve tehditle yönetilirse, milletin egemenliği kâğıt üstünde kalır.

 Türkiye bugün böyle bir noktadadır.  Hukuka olan güvenin,

adalete olan inancın kaybolması sonucunda ortaya çıkan bir virüs, siyasetin, ekonominin ve sosyal yaşamın bütün alanlarına yayılmaktadır.

 Bu virüsün adı "tek adamlık"tır. Kurumların, kuralların yerini,

"tek adamın" iradesi almıştır.

 Artık o "tek adam" hata yaparsa, yukarıdan aşağı devletin bütün

kurumları da aynı hatayı yapıyor.

 Tek adam kandırılırsa,  bütün devlet kurumları kandırılmış oluyor.

 Peki, tek adam ve çevresi aşırı ölçüde zenginleşirse, millet de

zenginleşiyor mu?

İşte o olmuyor. Çünkü "tek adamlık" yönetiminin basit bir kuralı var: Davul milletin boynunda olacak ama tokmak tek

adamın elinde...

 Biliyorsunuz, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya

Savaşında yenilmesinin sebebi genellikle, "Almanlar yenilince, biz de yenilmiş sayıldık" denerek geçiştirilir. Peki, biz kendi ülkemizin kaderini bir başka ülkenin kaderine nasıl bu kadar bağladık ki? Almanlar yenilince, bizim de yenilmiş sayılmamıza yol açacak bir savaşa ülkeyi sokan irade, kimin iradesiydi?

 Evet, o da bir başka "tek adamlık" heveslisinin, Enver Paşa'nın iradesiydi.

 Tek adamlığın bu ülkeye ne acılar yaşatabileceğini biz yeterince

biliyoruz. Tek adamın kim olduğu hiç önemli değildir, tek

adamlık yönetiminin kendisi bir büyük risktir, bir büyük yanlıştır.

 Bugün de bir sabah uyandığımızda, Allah korusun, kendimizi bir savaşın içerisinde bulabiliriz. Üstelik kimin yanında, kime karşı

savaşacağımız konusu bile akşamdan sabaha değişmiş olabilir. Tek adamın ilişkileri, tek adamın çıkarları o an hangi tarafı

gerektiriyorsa, bu ülkenin gençleri o çıkarlar uğruna

hayatlarından olabilirler.

İşte, bugünün en önemli, en kritik, en hayati meselesi budur. Türkiye Cumhuriyetini bir an önce, tek adamın iradesiyle değil, kurumların ve kuralların yol göstericiliğinde işleyen, modern bir devlet haline getirmek zorundayız. Ülkemizin geleceği, her birimizin güvenliği, refahı, mutluluğu buna bağlı. 

 Benim Mersin İl Başkanlığı görevine büyük bir heyecanla, büyük bir umutla, büyük bir iddiayla talip olmamın nedeni de

ülkemizin içinde bulunduğu bu tablodur.

 2019'u çok önemli bir fırsat olarak görüyorum. Türkiye'nin

birleştirici gücü olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin, hukuk

devletinden, demokrasiden, çağdaş bir devlet yapılanmasından yana olan tüm kesimleri kucaklayabileceğine inanıyorum. Bu ülkenin ihtiyacı olan huzuru ancak Cumhuriyet Halk Partisi'nin sağlayabileceğine inanıyorum.

 Bu imkân, bu fırsat önümüzde duruyor ve bu, beni çok

heyecanlandırıyor. Bir siyasetçi olarak değil, bir yurttaş olarak, bir eş, bir baba ve altı aylık, çiçeği burnunda bir "dede" olarak

heyecanlıyım... Çünkü eşim, çocuklarım, torunum adına, yaşadığım kent adına, ülkem adına en çok ihtiyaç duyduğumuz şeye çok ama çok yakın olduğumuzu görüyorum.

 Huzurun, güvenin, hukukun, toplumsal barışın hâkim olduğu bir ülkeye, son 15 yılda hiç olmadığımız kadar yakınız. Türkiye'yi hukuk ve demokrasi rotasında ilerleyen bir ülke haline

getirebiliriz. Bunu başarabiliriz.

 Bunu hep birlikte;

Şarkı türkü söyleye söyleye;

Umutla, heyecanla, sevinçle;

Denizden ağ çeker gibi;

Dalından portakal toplar gibi,

Her gün yaptığımız ve nasıl yapıldığını adımız kadar iyi bildiğimiz işler gibi; Kolayca başarabiliriz.

 Bir tek şeye ihtiyacımız var: Kendimize güvenmeye ve yola

koyulmaya.

 İnanın, başarmak için, başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok.

Kendimize güveneceğiz ve yola koyulacağız.

 Nasıl başaracağımızı yağmur, fırtına demeden, 45 derece sıcağı

dinlemeden, 25 gün boyunca yürüyen 69 yaşındaki Genel Başkanımız gösterdi bize.

 Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşünde, yüzünden eksilmeyen tebessümüyle, hiç bitmeyen iyimserliğiyle dağları tepeleri aşarken, yalnız bu ülkeye değil, bizlere, Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerine de çok önemli bir mesaj verdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun adalet uğruna attığı 700 bin adımı ben,  aynı zamanda, Cumhuriyet Halk Partisi üyelerine verilmiş bir görev, bir talimat, bir siyaset dersi olarak kabul ediyorum.

O yedi yüz bin adımdan bizlerin alması gereken ders şudur:  Herkesin ortak bir derdi, ortak bir talebi uğruna yola koyulursan, kimse sana kayıtsız kalamaz. Sen harekete geçtiğin, enerjini, kararlılığını gösterdiğin ölçüde insanlar da senin etrafında toplanır.

 

İşte bu yaklaşım, eğer seçilirsem, benim Mersin İl Başkanı olarak

izleyeceğim yol haritasının, uygulayacağım hareket planının özüdür, özetidir.

 Değerli Dostlar,

 Tek bir hedefimiz var: Çok çalışacağız ve 2019'u zafer yılı yapacağız.

2019'a halkın damgasını vuracağız. Öyle bir damga vuracağız ki, 2019'dan sonra bu ülkede hiç kimse, kendini milletin üstünde göremeyecek. Hiç kimse, kuralların ve kurumların üstünde

olamayacak.

 

2019'un, Türkiye'de bir zafer yılı olabilmesi için, Mersin'de bize çok büyük bir görev düşüyor. Mersin'e dair tüm ezberleri bozmak, Mersin'de siyasete yeni bir ruh, yeni bir dinamizm

kazandırmak zorundayız.  Cumhuriyet Halk Partisi Mersin örgütü bunu başaracak güçtedir.

 Ben size her şeyden önce, dinamik, enerjik, hareketli, kıpır kıpır bir örgüt vaat ediyorum.

700 bin adım atarak Türkiye'yi sarsan Genel Başkanımızın dinamizmine, kararlılığına yakışan bir örgüt olacağız. Ben size bunun sözünü veriyorum.

 Başta ben olmak üzere, hepimiz çok çalışacağız. Yerimizde

oturmayacağız. 

 Siyasi kimliği itibariyle Cumhuriyet Halk Partili olup da partiye ilgisi azalmış, iletişimi kopmuş tüm eski yol arkadaşlarımıza ulaşacağız. Onların yeniden gönüllerini kazanacağız, çok daha güçlü bir bağla partiye bağlanmalarını sağlayacağız.

Partimizi büyütmek, 2019 hedeflerimize birlikte yürüyeceğimiz yeni yol arkadaşları kazanmak için  gece gündüz çalışacağız.

 Tek adam yönetimine karşı demokrasiden, cumhuriyetten,

laiklikten yana kim varsa, onlarla sağlam, ilkeli, işbirliğine dayalı ilişkiler geliştireceğiz. Onları, partimizin büyük ve onurlu çatısı altında toplanmaya ikna edeceğiz.

 Siyasi, etnik, dinsel, hiçbir ayrım yapmaksızın, hak, hukuk, adalet arayışındaki tüm Mersinlilerin yanında olacağız. Onların sesine ses, gücüne güç katacağız. Derdi olanın, zorda kalanın yanında olacağız, çare olmaya, çözüm bulmaya gayret edeceğiz.

 Ama ilk işimiz,  CHP Mersin il örgütü üyelerinin, kendilerini büyük ve güçlü bir ailenin parçası olarak hissetmelerini

sağlamak olacaktır.

 Üyelerimiz bilecekler ki, hayatlarının her alanında il örgütü

yanlarındadır. Mersin'de hiçbir CHP üyesi, kendisini yalnız, desteksiz, korunmasız, çaresiz hissetmeyecek. Cumhuriyet Halk Partisi Mersin il örgütü gerçek bir aile olacak.

 "Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için" anlayışını partimizde hâkim kılacağız. Parti içi dayanışmayı en ileri düzeylere

taşıyacağız.

 Parti üyelerimiz, partimizin yerel ve genel siyasetinde etkili

olabileceklerini görecekler. Sözlerinin dinlendiğini görecekler. Bu amaçla, üyelerimizle, partili yerel yöneticilerimiz ve genel merkezimiz arasındaki iletişimi güçlendireceğim. Üyelerle

yönetim arasında yeni iletişim kanalları kuracağım.Cumhuriyet Halk Partisi Mersin il örgütünde en büyük makam"aktif üyelik", tek hâkim irade "aktif üyelerin iradesi" olacak.

 Değerli Arkadaşlar,

 Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğü'nün, parti içi çalışma ilkelerini düzenleyen 5. maddesinde şöyle yazar:

 "Siyasal yaşamda; erdemliliğe, üretkenliğe, yeteneğe ve emeğe uygun yükselmek esastır. Partililer, bu ilkelere uymakla, parti

yöneticileri de bu ilkeleri uygulamakla yükümlü ve

sorumludurlar". Erdemlilik... Üretkenlik... Yetenek... Ve Emek... Mersin il örgütünde yükselmek, yeni görevler ve sorumluluklar üstlenmek isteyenler için tek ölçü, tüzüğümüzdeki bu dört ilkeye uygunluk olacak. Bunun dışındaki hiçbir ölçütle bu partide bir göreve gelmek mümkün olmayacak.

 Bunu yüzde yüz sağlamanın kolay olmadığını gayet iyi

biliyorum. Ama ben bütün açık yürekliliğimle size, bu ilkelere harfiyen uymanın, bu ilkelerin eksiksiz uygulanmasını sağlamak için sonuna kadar mücadele etmenin sözünü veriyorum.

 Sevgili Dostlar,

 Hedefimiz büyük. Hedefi büyük tuttuğumuza göre, sahip

olduğumuz imkân ve araçları da ona uygun hale getirmek

zorundayız. Örneğin partimizi en kısa zamanda yeni bir il

binasına kavuşturmak zorundayız.

 Cumhuriyet Halk Partisi'nin il binası yalnızca fiziki bir yapı değildir. Bizim il binamız, bizim parti olarak bu topluma nasıl bir yönetim anlayışı, nasıl bir yaşam tarzı sunduğumuzun

göstergesidir. İl binamız, bizim nasıl siyaset yaptığımızı yansıtır. Binamız, bizim parti olarak hangi değerlere sahip olduğumuzu, nelere öncelik verdiğimizi gösterir.

 Ben bu konuyu çok önemsiyorum. Ve il başkanı seçildiğimde, çok kısa sürede, örgütümüzü, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yakışacak bir il binasına imece usulu ile kavuşturmanın sözünü veriyorum.

 Öyle herhangi bir binadan söz etmiyorum. Elektriğini güneş

enerjisinden alan, çevreci, en son iletişim ve bilişim

teknolojileriyle donatılmış, akıllı, konforlu, işlevli, özel bir binadan söz ediyorum.

 Bir eğitim kurumu, bir kültür merkezi, bir sosyalleşme platformu, bir danışma ve dayanışma merkezi gibi çalışacak, Mersin'de CHP'nin siyasi karargâhı olacak, çok amaçlı bir yapıdan

söz ediyorum.

Günün 24 saati açık olacak,  geceleri nöbetçi olarak il

yöneticilerimizin bulunacağı bir yapıdan söz ediyorum. Böylece sorunu olan, ihtiyacı olan üyelerimiz, saat kaç olursa olsun

partimizin bir yetkilisine ulaşabilecekler.

 Anamur'dan, Bozyazı'dan, Aydıncık'tan, Gülnar'dan, Mut'tan,

Silifke'den, Erdemli’den Çamlıyayla'dan, Tarsus'tan... İş için, ziyaret için Mersin'e gelen tüm üyelerimiz, partimizin il binasına uğramadan evlerine dönmek istemeyecekler.

 Üyelerimiz il binasında;   tarihsel, siyasal filmler, belgeseller

izleyecek...  Kütüphanesinde bir şeyler okuyacak...

Bir konferansa katılacak... Bir politika ve eylem belirleme toplantısında sözünü söyleyecek...  Yeni tanışacağı parti üyesi arkadaşlarıyla bir şeyler içip muhabbet edecek... Hukuk danışma bürosuna bir derdini açacak... Yeni il binamızın bütün

partililerimizin hayatında çok önemli bir yer tutacağına inanıyorum.

 Parti çalışmalarının fiziki yükü büyük ölçüde gençlerimizin

omuzlarındadır ama bunun karşılığında gençlerimize çok az imkân sağlayabiliyoruz. Yeni il binamız, partili gençlerimizin hayatına renk ve kalite katacak, onların eğitim ve gelişmelerine katkı sağlayacaktır.

 Yeni il binamız, kadınları siyasete daha aktif katılmaya da teşvik edecek, onların parti çalışmalarında yer almalarını

kolaylaştıracaktır.

 Tabii, Mersin İl Başkanlığı binasına giren, binada vakit geçiren bütün üyeler, orada olmanın aynı zamanda" görev üstlenmeye hazırım" demek olduğunu da bilecekler.  İl binasına gelip giden herkesin bir parti görevinin bir ucundan tutması ve elinden

geldiğince parti çalışmalarına katkı vermesi sağlanacak.

 Evet, çok güzel bir il binamız olacak ama asla o binaya

hapsolmak gibi bir niyetimiz yok. Orası bizim dinlenme, birlikte düşünme, planlama, şarj olma yerimizdir. Asıl mücadele alanımız sokaklardır, meydanlardır. 

 Mersin'in dört bir yanında, sokaklarda, tarlalarda, çarşıda pazarda olacağız. Yılın 365 günü, önümüzdeki pazar seçim varmış gibi çalışacağız.

 İl örgütümüzün iletişim ve bilişim teknolojileriyle donatılmış özel bir otobüsü olacak. O otobüsle, partimizin il binasını Mersinlilerin ayağına götüreceğiz. Mersinliler otobüse

girdiklerinde partimizin çalışmalarını, projelerini,  ülke ve Mersin siyasetine dair gerçekleri öğrenme imkânına sahip olacaklar.  Dertlerini, düşüncelerini anlatacakları bir parti yetkilisini karşılarında bulacaklar.

 Bu aşamada detaylara girmek istemiyorum. Ama şunu bilin ki,

partimizin Mersin'e damgasını vurmasını sağlayacak pek çok yeni yaklaşımı, yeni yöntemi hep birlikte hayata geçireceğiz. 

Ve Cumhuriyet Halk Partisi, örgütlü gücüyle, gündemi yönetme

becerisiyle, mücadele kapasitesiyle, yaratıcı ve yenilikçi siyasi çalışma yöntemleriyle Mersin'in gündemini belirleyecek.

 Söyledikleriyle, yaptıklarıyla Mersin'de siyasetin merkezinde

Cumhuriyet Halk Partisi olacak.

 Değerli Arkadaşlar,

2019'un bir zafer yılı olmasının yolu,  Cumhuriyet Halk

Partisi'nin, Mersin'in karşısına gerçek bir takım olarak

çıkmasından geçiyor.

 İlçe yönetimlerimiz, milletvekillerimiz,

partili belediye başkanlarımız, partimizin tüm adayları ve hatta aday adayları tüm aktif üyeler... Herkes tam bir uyum içerisinde, birbirlerini destekleyip güçlendirerek, gerçek bir takım gibi davranmak zorundadır.

 Mersin ve Türkiye bu haldeyken,  bizim birbirimize küsmeye,

darılmaya hakkımız olamaz.  Mersin ve Türkiye bu haldeyken,  birlikte siyaset üretemez, birlikte mücadele edemez hale gelecek kadar birbirimizden uzaklaşmaya hakkımız olamaz.

 Kendi içinde huzuru, uyumu, birlik bütünlüğü sağlayamayan bir

partinin Türkiye'ye huzur ve birlik vaat etmesi inandırıcı olmaz.

 Parti tüzüğümüz, il başkanının en önemli görevleri arasında, partinin o ilde uyumlu ve verimli çalışmasını sağlamayı

saymaktadır. Bunu yapacağım! Partimizin Mersin'de, herkese örnek olacak düzeyde yüksek bir uyumla ve verimlilikle çalışmasını sağlayacağım. Ben size bunun sözünü veriyorum.Uyumlu ve verimli çalışma, zorla, disiplin yöntemleriyle

sağlanabilecek bir şey değildir.  Ancak, uyumlu ve verimli çalışmanın güzelliklerini göstererek, böyle bir çalışmanın herkes için en doğru, en yararlı yol olduğunu kanıtlayarak insanları ikna edebilirsiniz.

Bunu yapacağım. Çünkü ancak biz uyumlu ve verimli çalışırsak

2019 zafer yılı olur.

 Sevgili Dostlar,

Karakterim itibariyle, mesleğim itibariyle, hayatta ulaştığım nokta itibariyle, siyasete yaklaşım tarzım itibariyle, Mersin'de CHP'nin tam bir aile gibi, gerçek bir takım gibi olmasını

sağlayacak en doğru isimlerden biri olduğuma kesinlikle inanıyorum. Bu nedenle il başkanlığına adayım.

 Mersin il başkanlığını hakkıyla yapacak birinin, gözü başka

makamlarda olmamalıdır. Benim de değil.

Türkiye'nin tek adamlıktan kurtulup yeniden hukuk devleti,

demokrasi rotasına oturması için 2019'u çok büyük bir fırsat olarak görüyorum. Ve 2019'u zafer yılı yapma yolunda en etkili, en yararlı olabileceğim görevin, il başkanlığı olduğuna inanıyorum.

 Çünkü Mersin CHP örgütüne yeni bir ruh, yeni bir anlayış

kazandırdığımızda, çok daha dinamik, çok daha mücadeleci, çok daha dayanışmacı bir örgüt yapısına kavuştuğumuzda her şey çok farklı olacak.

 

O zaman, milletvekili adaylarımız, büyükşehir belediye başkan adayımız, ilçe belediye başkan adaylarımız, belediye meclis üyesi adayı arkadaşlarımız... Herkes, Mersin İl Örgütünün bütün gücüyle, bütün özverisiyle, kendilerinin yanında olduğunu bilecek.

 Örgütümüz hiçbir ayrım yapmadan bütün adayların başarısı için çalışacak ve hep birlikte büyük başarılara imza atacağız.

Bütün adaylarımız, proje üretiminden sandık güvenliğine kadar, bütün seçim çalışmaları boyunca, Mersin İl Örgütünü yanlarında, canla başla çalışırken görecekler. Adaylarımız, örgütten

alacakları destekle güçlerine güç katacaklar ve hep birlikte büyük başarılara imza atacağız.

 Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2019 Cumhurbaşkanı Adayı, Mersin'e geldiğinde, Mersin'de yer yerinden oynayacak.

Cumhurbaşkanı adayımız, Mersin İl Örgütünden alacağı

heyecanla, umutla gücüne güç katacak ve hep birlikte büyük başarılara imza atacağız.

 Mersin İl Örgütü olarak ortaya koyacağımız performansla, bütün

Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri için bir model, bir umut, bir ilham kaynağı olacağız. Ve hep birlikte bütün Türkiye'de büyük başarılara imza atacağız.

 Sevgili Dostlar,

 Bilin ki yerinde sayanlar değil, yola koyulanlar kazanır.

 Çaresizliğe teslim olanlar değil, umudun peşinden

koşanlar kazanır.

 Gücüne değil, haklılığına güvenenler kazanır.

 Onun için, heyecanınızı, umudunuzu hep diri tutun.

 Çünkü 2019’da biz kazanacağız, Cumhuriyet Halk Partisi

kazanacak, Türkiye kazanacak.

 Hepinizi sevgiyle saygıyla kucaklıyorum, destek verdiğiniz

çok teşekkür ediyorum.

 Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi.


  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter