Mersinden Bakliyatın Dünya liderliğine

NOT: Bu yazıyı 1 Mart 2018 tarihinde yazmış  ve yine bu sitede yayınlamıştım.Dün ...

1.3.2018 13:19:00

NOT: Bu yazıyı 1 Mart 2018 tarihinde yazmış  ve yine bu sitede yayınlamıştım.Dün Mahmut Arslan FETÖ'ye yardım ettiği gerekçesi ile tutuklanınca, çok şaşırdım.Halbuki Türkiye'de  ilk defa bir iş adamı  ve ARBEL grubu FETÖ'nün en azgın olduğu günlerde, onlarla mücadele eden kişi ve kurumlardı.
Yaman çelişki bu ki , Mahmut Bey FETÖ'ye yardımdan tutuklanıyor...
2001 yılında TV'den patronum olan Arslan'ın hayat hikayesini çok yakından bildiğimi sanıyorum...
İşte bu hikayenin bazı bölümlerini kaleme aldığım o yazıyı yeniden yayınlıyorum
İŞTE O YAZI
2001 yılında Sun TV’ye üçüncü kez genel yayın yönetmeni olmuştum.
O zaman Fikret Öztürk, Mahmut Arslan, Halit Yetkin ve Erdal Mutlu TV’nin ortakları idi.
O günlerde Televizyon ve radyoların Başbakanlık güvenlik dairesinden “Güvenlik sertifikası” alması zorunlu olmuştu.
Biz Kent Radyo olarak güvenlik sertifikamızı almıştık ama Sun TV alamamıştı.
Yayın yönetmeni olmamdan dolayı ilgilenmek durumundaydım ve bir milletvekilinin aldığı randevu ile Başbakanlık güvenlik dairesi başkanı ile görüşmeye gittim. O zamanlar TV ve Radyo için beş ortak zorunlu idi. Sun TV’nin üç ortağı için güvenlik soruşturması olumlu gelmiş ama iki ortak için olumsuz gelmişti…
İki kişinin neden güvenlik soruşturmasına takıldığını merak etmiş ve yetkiliye şöyle demiştim.” Halit Yetkin için anlayabiliriz…Çünkü o sol  örgüt davasından hapse girip çıkmış, ama Hüseyin Arslan’ı anlayamıyoruz, niçin soruşturmaya takıldı” dediğimde, sözü konusu yönetici “dosyayı getirin” dedi ve gelen dosyaya baktıktan sonra “o o biz buna olumluluk veremeyiz çünkü en büyük suçu işlemiş diyerek, PKK ve Barzani’ye yardım ettiği iddiası ile soruşturmadan geçmediğini söylemişti.
Duyunca ŞOK olmuştum.
Hüseyin ve Mahmut Arslan’a durumu anlattığımda onlarda şaşırdı. Mersinin ünlü ihracatçıları bir biçimde fişlenmişti.
O zamanlar henüz FETÖ meselesi ortada yoktu. Dolayısıyla böylesi bir fişlemenin kaynağını araştırdığımızda Emniyetin kendi birimleri arasında bir yazışmadan dolayı böyle olduğu ortaya çıktı.
Şimdi geriye doğru baktığımızda, meğer FETÖ’cüler daha o zamanlarda itibarsızlaştırma ve kumpas yöntemlerine böylesi fişlemelerle başlamışlar.
Mahmut Bey, konuyu zamanın içişleri bakanı Rüştü Kazım Yücelen’e  açar. Olayı öğrenen Yücelende çok şaşırır…Daha sonra Rüştü bey müdahale eder ve o yazışma kayıtlardan çıkarılır.
“BEN BUNU KULLANIRIM ARKADAŞ!”
2004 yerel seçimleri yapılacak.
Erdoğan o gün Ak Parti Mersin Büyükşehir adayı olarak Mahmut Arslan’ı açıkladı.
Aynı anda eski bir MHP’li vekil beni aradı ve “ben yoldayım AKP’de kim aday oldu” diye sordu. Bende “Mahmut Arslan”dedim.Hemen ardından nasıl biri diye sordu. Bende “iyi birisi” dediğimde “Ne iyisi be PKK’lı o PKK’lı” deyiverdi.
Bende bu sefer sert çıkıtım “ya bırakın o işi ortalığı germeyin” dedim. Ne germesi be elimde belgeler var, yerindeysen az sonra belge ile geliyorum” dedi.
Geldi ve belge dediği, iptal edilen FETÖCÜ emniyet güçlerinin kendi aralarındaki benim  de bildiğimi yazışma…
“Bu iptal oldu” dedim
“Biliyorum” dedi.
“Biliyorum ama  siyaset yapıyorum ben bunu kullanacağım” dedi.
Seçime iki üç gün kala tüm sokaklara Mahmut Bey’in PKK’lı olduğu Barzani’nin ortağı olduğu bildirileri atılmıştı.
Tüm Mersin bazında büyük bir komplo ve itibarsızlaşma süreci böyle başlamış oldu.
SİGARA TEKELLERİ MERSİN SİGARASINA DAYANAMADI
Sigara fabrikasını kurmak için bir kaç yıldır uğraşan Arslan, Ak Parti iktidarından sonra izni alabilmişti.
Ama uluslararası sigara tekelleri Mersin’den yükselen yükselecek olan bir sigara fabrikasına tahammül edememişlerdi.
Sık sık ulusal gazetelere haberler yaptırarak FETÖ kumpası olan o yazışma başta olmak üzere Barzani üzerinden itibarsızlaştırma operasyonu tüm hızıyla devam ediyordu.
Hatırlayalım; FETÖCÜLER O günlerde Arslan kardeşler için Barzani’nin  ortakları, PKK’ya yardım edenler gibi söylemleri toplumun tüm hücrelerine yayılması için özel çalışma harcıyorlardı.
Tabi o zamanlar FETÖ böylesine deşifre olmadığı için, Arslan kardeşlere kumpas kuranların FETÖ’cü olduğu da bilinmiyordu
PETROL TEKELLERİ DE UĞRAŞTI
Bu arada Mahmut Arslan ve kardeşleri İstanbul merkezli petrol işine girdiler. Her işlerinde olduğu gibi bu sektörde de müthiş bir inovasyon geliştirdiler. Bayilik sistemini kaldırdılar ve satın aldıkları petrol istasyonlarında bayi karını düşerek satış yapmaya başladılar. 
Çok kısa bir süre içinde FULL markası İstanbul’da popüler oldu. O güne kadar hiç bir petrol şirketinin yapmadığını yaparak piyasaya müthiş bir biçimde girmişlerdi.
İstanbul’da arka arkaya petrol istasyonları  alarak zinciri büyütüyorlar ve ardından başka  Büyükşehirlere de girmeye başlamışlardı.
Sektöre yepyeni bir marka girmişti ve mevcut petrol şirketlerinin şaşkın bakışları altında hızla büyüyordu.
Bu durum bir çok şirketi rahatsız etti …
Kimileri satın almak isterken, kimileri de satın alma işini sabote etmek için uğraşıyordu.
Ve tam da bu günlerde yine FETÖ devreye girdi ve özel yetkili savcıların müdahalesi ile FULL’a el konuldu.
Üstelik tam da Aydın Doğan ile yarısının satışı konusunda anlaşıldığı günlerde…Yine eski itibarsızlaştırıcı manşetler devreye girmişti…
Mahmut Bey, bu operasyonla 500 milyon dolara yakın mal varlıklarına el  konulduğunu söylemişti.
Bu yıllarda henüz Devlet FETÖ ile mücadeleye başlamamıştı. Mahmut Arslan tek başına ve üstelik çok güçlü oldukları dönemde FETÖ’YE KARŞI  DİRENDİ ve Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım’ın deyimi ile sadece kendisi ve Mahmut Arslan Fetö’den korkmadan onunla mücadele etti.
2012-2013-2014 yıllarından bahsediyorum.
Yani henüz FETÖ terörist sayılmamış ve Emniyet başta olmak üzere, devletin tüm alanlarında etkili konumlarda olduğu yıllar. İşte bu yıllarda Mahmut Arslan ve kardeşleri tek başına FETÖ’ye direndiler ve teslim olmadılar…
Fetö’nün istediği hiçi bir şeyi vermediler….Hastane yaptılar Üniversiteye bağışladılar. Okul yaptılar Milli eğitime verdiler; Cami yaptılar Diyanete verdiler. Yani yaptıkları her şeyi FETÖ’ye değil, devlete verdiler…
DARBE SONRASI HERKES ANTİ FETÖCÜ OLDU
Darbe girişiminden sonra herkes FETÖ karşıtı olmuştu. Mahmut Arslan ve kardeşleri ise yıllardır FETÖ ile mücadele ediyorlardı.
2001 yılında Sun TV yöneticisi olarak Başbakanlık güvenlik dairesinde gördüğüm Emniyet içi yazışmada Mahmut Bey ve kardeşleri Barzanin ortağı, PKK’nın destekçisi olarak gösterilen yazışma yıllarca FETÖ’nün basını kullanarak Arslan kardeşleri itibarsızlaştırma ve teslim alma operasyonu olarak kullanılıyordu.
Bir kent gazetecisi olarak ben buna tanık oldum
Ve mutlaka bunu yazmalıyım diye düşündüm ve kısmet bugüne imiş.
ULUSAL GAZETELERDE YAYINLARI DURDURDUM
Mahmut Arslan ve kardeşlerinin yaşadığı bu zülme bizzat tanık olmuş Mersinli gazeteciyim… Bir dönem müthiş bir kuşatma yaşadılar…Sokakta, kurumlarda, devlet’te,STK’lar başta olmak üzere hemen her yerde Arslan kardeşleri itibarsızlaştırma operasyonları yapıldı…
Bugün değil tam da o günlerde bütün bu gerçekleri bilen birisi olarak müdahale ettim ve  “öyle değil böyle” diyerek gerçeği bir çok yazımda anlatmaya çalıştım…
Taraf gazetesinin kurucu Yurt haberler müdürü iken ekonomi şefimiz Nazmi Belge yanıma geldi ve kendine gelen Arslan kardeşlerle ilgili ihbarı gösterdi. Benim bildiğimi şeylerdi… Nazmi’ye bunların asılsız olduğunu söyledim ve bizde bu haber çıkmadı…
İki üç gün sonra SHOW Haber’de çalışan Mersinli bir arkadaş beni aradı ve “abi mutlaka buluşalım Mahmut Arslan’a ilgili bir haber var “ dedi .
Televizyonun haber dairesinde Haber müdürü ve diğer arkadaşlarla bir araya geldik…Taraf gazetesine giden ihbarın aynısı…Dilimin döndüğünce GERÇEĞİ anlattım…SHOW TV haberi yapmaktan vaz geçti…
Üç dört gün sonra baktım aynı ihbar Yeni Şafak’ta sürmanşette habere dönüşmüş…
Bu arada Mahmut Arslan ve kardeşleri sigara fabrikasını satarak, sigaradan çekilmişlerdi.
Dünyadaki sigara tekelleri Mersinli bir işadamının pazara girmesine müsaade edemezdi ve nitekim, Mahmut Bey için itibarsızlaştırıcı manşetlerin arkasında sadece FETÖ değil aynı zamanda sigara tekelleri bulunuyordu. 
Sigara fabrikasını devrettiler … Ardından FETÖ yargısı İstanbul yatırımlarına el koydu…
BAKLİYATIN DÜNYA LİDERİ
Bu kadar psikolojik baskı görmelerine rağmen Arslan Ailesi yollarına devem ettiler. İnovatif yatırımları ile bugün bakliyatını Dünya lideri oldular. Kanada başta olmak üzere bir çok ülkede fabrika kurdular  
Mahmut Arslan ve kardeşlerine kumpas kurup operasyon çeken tüm polis şefleri ile birlikte Hakim ve Savcılar şu anda cezaevlerinde.
Avukat Murat Altındere bu ünlü FETÖ’cülerle çok mücadele etti ..Hatta duruşmalarda Altındere ve diğer avukat arkadaşları sanık FETÖ’CÜLER tarafından tehdit edildiler…Mahkeme salonunda sanık FETÖCÜLER “Yakında sizinle görüşeceğiz” diye tehditler SAVURDULAR.
Bu tehditlerin yapıldığı günlerde DARBE girişimi oldu; Meğer darbenin başarılı olacağını düşünerek, ciddi ciddi Altındere ve müvekkilleri Arslan kardeşlerden hesap soracaklarmış…
O MERSİNİN AĞABEYİSİ
Bu kadar  zulüm görmelerine rağmen yollarına devam ettiler inovatif projelerle Bakliyatın dünya lideri olmayı başardılar. Dünya’daki Bakliyat ticaretinin %25’e yakını ARBEL’in uluslar arası şirketi AGT tarafından yapılıyor. Dünya ticaretinin ikinci sıradaki şirket ancak  %5’ini yapıyor.
FETÖ kumpasları karşısında korkmamış, direnmiş ve yıllardır mücadele etmiş bir kişiden yani Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis başkanı ve Akdeniz Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ihracatçılar Birliği başkanı Mahmut Arslan’dan bahsediyorum.
En zor, en kötü günlerinde moralleri bozulsa da mücadeleyi elden bırakmadılar. Bir gazeteci olarak SUN TV yöneticisi olmam nedeniyle tanık olduğum söz konusu Emniyet içi yazışmanın FETÖ işi olduğunu daha sonra anlamıştık. Yıllarca devleti kullanarak Arslan ailesine baskı ve zulüm yapıldı.
Korkmadılar ve FETÖ ile savaştılar…Evet servetlerinin bir kısmına el konuldu ama yine yılmadılar…
Şimdilerde Dünya Bakliyat ticaretinde lider olmanın keyfini yaşıyorlar.
Mahmut Arslan Mersin Ticaret ve sanayi Odası Meclis başkanı olarak, başta Meclis üyeleri olmak üzere hemen herkese AĞABEYLİK yapıyor.
Bu konuma gelmek için bir çok badire atlattı. Görmediği, duymadı FETÖ kumpası kalmadı.
Epeyedir bu yazıyı kaleme alarak bildiğim gerçekleri kamuoyu ile paylaşayım diye düşünüyordum.
Gazeteci ve kent aydını olarak kentin tarihsel öyküsünü kaleme almış ve belgesel filmini yapmış birisiyim. Günümüzde yaşadıklarımızı, yaşananları da böylesine yazılarla kayıt altına alıyorum…Yıllar sonra mutlaka birkaç okuyan çıkacaktır…

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter