“ MERSİN OPERA ve BALESİ” NEDEN ÖNEMLİDİR?

Atatürk, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında İran Şahı’nın Ankara’ya yapacağı ...

16.4.2018 09:46:00

Atatürk, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında İran Şahı’nın Ankara’ya yapacağı bir ziyaret öncesi bir opera eserinin hazırlanıp gösterilmesi talimatını verir. 

Konusunu bizzat kendisinin verdiği ve İran Şahı Rıza Pehlevi onuruna sahnelenmesini istediği Özsoy Operası,Adnan Saygun tarafından Cumhuriyet tarihimizin ilk operası olarak kısa bir sürede hazırlanır ve sahnelenir.
Yıl 1934 tür. 

Ankara Operası’nın bu temsilden tam 12 yıl sonra ilk turnesini yaptığı il Mersin’dir. 

1946 yılında Madam Butterfly,Mersin Halkevi Binası’nda sahnelenir.
O yıllarda Mersin Halkevi sahnesinin dünyadaki dört raylı sahneden biri olması gibi çok önemli bir özelliği vardır.

Bunlar bizlere, o günlerde Mersin’in sanat ve kültür yönünden ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Dünyadaki dört raylı sahneden birine sahip bu binamızla ve bundan 70 yıl önce bir opera eserinin sahnelendiği kentimizin tarihindeki sanat ve kültür düzeyiyle hep gurur duyardık.

Mersin Operası üç büyük il Ankara, İstanbul ve İzmir’den sonra ülkemizde açılan dördüncü operadır.

81 ilin içerisinde de opera ve balesi olan 6 ilden biridir.

Buda kentimize ayrı bir değer kazandırmaktadır.

Bu değerin sosyolojik, etnik, politik ve kültürel anlamını yeterince idrak etmek zorundayız. 

Bu kentin geleneği, hep koruduğu sosyo-kültürel iklimi tek tek her Mersinli hemşeriye emanettir ve yeni değerlerle zenginleşerek sürecektir.
* * *
Bu yıl 17. si yapılan,Avrupa Festivaller Birliği’nce kabul edilmiş Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin açılış konserinin tarihî Kültür Merkezi’nde yapılması ayrıca değerli ve önemlidir.

Her zaman ve ısrarla önerdiğim gibi, açılış konserinde Mersin Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının bulunması sevindirici ve gurur vericiydi.

70 yıl sonra yine tarihi bir anı yaşadık.

Kısa bir süre önce “Mersin’de Devlet Opera ve Balesi var” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Kurulduğu günden beri Opera ve Bale yönetimini ve çalışmalarını yakından izlerim.

Maalesef Mersinlilerin açıldığı günlerdeki büyük ilgisi ve desteği zamanla gevşedi,elbette yönetim anlayışından dolayıkentle olan ilişkiler hep  olumsuz ve kopuk seyretti; sıcak bir etkileşim kurulamadı; sonunda Mersin halkı dönem dönem Opera ve Bale’den uzaklaştı.

2010 yılından sonra gelen iki müdür tekrar toparlamaya çalışıp başarılı ve etkili çalışmalar yaptı ve kentle bir bütünleşmeyi tekrar sağladılar.
Maalesef son iki yıldır,yine olumsuz bir süreç başladı.

Kuruluşundan beri Mersin Opera ve Balesi’nde bulunan, kişisel saygınlığı yanında çok özel soprano sesiyle ve sahne başarılarıyla hep alkışladığımızBengi İspir Özdülger’inbu göreve atanmasıbize tekrar ümit verdi; kentte de meseleye yakın her kesimden insanları sevindirdi.
Özellikle de benim değer verdiğim, referans kabul ettiğim tarafsız isimler hep olumlu şeyler anlattılar; Bengi İspir Özdülger adının bir şans olarak korunması, desteklenmesi gerektiğini söylediler. 

Uzun zamandır gitmediğim Opera ve Baleye Frida Balesi ile tekrar gittim.

Evet; her şey farklıydı. 

Girişte güzel giyimli görevliler karşılıyor, seyircilerin düzenli bir şekilde içeri girmelerini sağlıyorlardı.

Bir gün sonra,yakından  geçiyordum;  saat 19.30 da yeni müdürümüzün  odasının ışıkları hâlâ yanıyordu. 

Merak ettim ve odasına uğradım; yoğun şekilde çalıştıklarını gördüm.
Mersin Operası’nın ulusal düzeyde değerli bir sesi olan sanatçının kısa sürede gayretli, özverili çalışmaları hemen sonuç vermeye başladı.
* * *
Evet Mersin Opera ve Bale’si önemlidir. 

Ülkemizin medeniyet, çağdaşlık, gelişmişlik tarihinde sürdürdüğü yolun çok önemli ve anlamlı bir kilometre taşıdır. 

Mersin sahip olduğu tüm zenginliklere ve sıfatlara ek olarak, bir “Opera ve Bale Kenti”dir.

Mersinliler Opera ve Bale’nin değerini bilerek, tüm kurumlarıyla ve imkânlarıyla bu kıymeti desteklemelidirler.

Ortak değerleri koruma yanında, farklılıkları kucaklama açısından insanın gelişimine etki yapan büyük bir imkândır sanat. 

Doğrudan çok yakın olmasak da her bir sanatın kendi içinde bir toplumsal anlamı, önemi ve değeri vardır. 

Özellikle kentteki yönetici çevrelerin, siyaset kurumunun ve tek tek hepimizin sorumluluğuna emanettir sanat.

Sanat çevreleri de bu kentin kültürünü, imkânlarını, sosyal ve etnik zenginliğini daha ileri taşımakla yükümlüdürler. 

Yıpratıcı gerilimler ve sanatsal donanımı zedeleyen anlamsız çekişmeler önce kendilerine zarar verecektir. Hepimiz önce kendi işimizi çok iyi yapmakla mükellefiz; saygınlığı ve değeri kendi işimizde iyi olmakla hak ederiz. 
Dedikodular, karanlık kulis çalışmaları ve yıpratıcı yönetsel çekişmelerin en başta Opera ve Bale’mize zarar verdiğini, bu sürecin sanatsal düzeyi düşürmek yanında kentle ilişkilere de yansıdığını hatırlayalım.

Yeni yönetim anlayışının Mersin Opera ve Bale’si için çok daha verimli, saygın ve çağdaş bir dönemi işaret ettiğine inanıyorum. 

Herkes, hepimiz diyalog içinde sorunların çözülmesi, daha iyi imkânlar ortaya konulması için yönetime yardımcı olacağız ve sonunda Mersin’in geleneğine yakışır bir süreçte “Opera ve Bale”miz de çağdaş bir kurum olarak kentimize hep değer katacaktır.

HARUN ARSLAN









  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter