ORTADOĞU’DA DEVLET OLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

Avrupa Kıtasında süren 30 yıl savaşları sonucunda,düzenli ulus devletin temelleri,16 ...

17.4.2018 10:25:00

Avrupa Kıtasında süren 30 yıl savaşları sonucunda,düzenli ulus devletin temelleri,1648 yılında Vestfalyan anlaşmasıyla atılmıştı.

Bu anlaşmayla modern devletin tarihsel gelişimi dört temel ilke üzerinde anlam bulur.Ülkesellik,egemenlik,özerklik ve ulusallık.Bu temel ilkeler göz önüne alınırsa,devletin önce sınırlarla belirlenmiş olması gerekir.Modern devlet önce sınırlarıyla var olur.Sınırlarla belirlenmiş bir devletin doğal olarak bağımsız olması beklenir.

Yukarıda tanımladığımız bağımsız devletin ülkeselliği,siyasal bilimci Pierson’un da tarif ettiği gibi,jeopolitik ve coğrafik kimliğe dayanır.Aslında bu tezin somut anlamı şudur;ülkesellik modern egemenliğin bileşenidir.Peki bu egemen devlet çok önemli jeopolitik bir konumda bulunuyor ise,varlığını nasıl sürdürecek? Sonuçta ülkesel bir bütünlük olarak devlet,bir toprak parçası üzerinde egemenliğini korumak zorundadır.

İşte sözünü ettiğimiz bu önemli jeopolitik bela,her çağda ve dönemde Ortadoğu’ya adeta kan kusturmuş ve kusturmaya da devam etmektedir.İlk imparatorluk çağlarından günümüz küresel yayılmacılık dönemine kadar,sürekli saldırı ve tehdit  altında olan bu bölge,şimdi de Suriye krizi ile dünya savaşına yol açabilecek bir alan haline geldi.

Ortadoğu’da kimi siyasal bilimcilerin de üzerinde hem fikir oldukları üzre,bundan sonra radikal toplumsal değişimlere dayalı halk hareketleri beklemek, kısa vadede pek mümkün görünmüyor.Çok yakın zamanda gördüğümüz Arap baharı fiyaskosu da bu tezi kuvvetlendiren bir gerçektir.Bunun şüphesiz bir çok kültürel,sosyal ve tarihsel nedenleri vardır.Ancak en önemlisi bugün de şahit olduğumuz batının bu bölgenin kaynaklarını kontrol etme uğruna bölge halklarına yaşattığı baskı ve zulümdür.

 Bölgenin petrol kaynakları bakımında çok önemli jeopolitik önemi sürdüğü sürece, bu kaotik durumun kısa sürede sona ermeyeceği bilinen bir gerçektir.Ortadoğu’da huzur beklemek için iyimser olmak şu durumda saflık olur.

Artısıyla eksisiyle modernleşme sürecini gerçekleştiren Türkiye,bu coğrafyada model olma şansını yakın bir zamana kadar koruyordu ancak, son yıllarda gerek dış politik gelişmeler gerekse iç siyasal huzursuzlukların yarattığı sorunlar nedeniyle Türkiye  bu anlamda önemini kaybetmiştir.Kaybetmesi bir yana kendisi bölgede sorun haline gelmiştir.

Emperyal güçlerin komşumuz olan Müslüman bir ülkeye saldırması Türkiye’yi  yönetenler tarafından açık şekilde desteklenmiştir.Bu desteğin ne gibi sonuçlar doğuracağını önümüzdeki süreçte hep beraber göreceğiz.Ortadoğu’da bunalım sürdüğü sürece,ne Türkiye ne de batı evinde rahat oturamaz.Tarih bize bu gerçeği öğretmiştir.

Çare bölge halklarının kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesinden geçmektedir.Bütün umut ve beklentilerimiz bu yöndedir.Ortadoğu içinde Vestfalyan benzeri bir antlaşma neden olmasın.

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter

yüksel meriç - 18.4.2018 00:10:00
Selamlar kazım, kalemine sağlık.