Mersin Mimarlar Odası Sert çıktı: MİMARİ PROJELERİN MÜELLİFLİK HAKLARI YOK SAYILDI

Mersin mimarlar Odası yönetim kurulu bir basın açıklamassı yönetim kurulu bir basın ...

7.6.2018 15:34:00

Mersin mimarlar Odası yönetim kurulu bir basın açıklamassı yönetim kurulu bir basın açıklaması yaparak Yapı ruhsat formundaki değişikliği protesto ettiler..

İŞTE O AÇIKLAMA

02.05.2018 tarih ve 30409 (mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğ ile,TS 8737 no.luyeniYapı Ruhsatı Formu Standardı yürürlüğe girmiştir.Tebliğinardından İçişleriBakanlığıtarafından MekansalAdresKayıtSistemiYapıBelgeleriUygulamasındaruhsat formudeğişikliklerinin işlenmesiyle; yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin (fenni mesullerin) ve proje müelliflerin ıslak imzalarının yer aldığı haneler kaldırılmıştır.

Yeni yapıruhsatı standardına göre; ruhsatıdüzenleyenidareyetkilileri dışında yalnızca yapıdenetim şirket yetkilisinin ıslak imzası alınması yapı ruhsatı düzenlenmesi için yeterli olmaktadır. Buna karşın imza haneleri kaldırılan alanlarda sorumluların isimlerinin ve ilgili bilgilerinin kaydedilmesiuygulaması devam etmektedir.

Ülkemizde, sermaye ve rant odaklı, salt inşaat faaliyetleri üzerinden kurgulanmış ve son zamanlarda sürdürülebilir olmadığı daha net biçimde anlaşılan bir ekonomik düzende;planlamaveşehircilikilkelerinebağlıkamuyararınıgözetenniteliklimeslekihizmetleri, meslekihakveyetkileri, müelliflikvetelifhaklarınınkamusal ve hukuki denetimini sağlayan bürokratik işleyişiyapıüretimsüreciniyavaşlatan, yapıpiyasasınınhızlıişüretmesineengel olan unsurlar olarak algılandığıbilinmektedir.

Bu bağlamda, yapı ruhsatlarında proje müelliflerinin imzasını kaldıran düzenlemenin; amacıdışındauygulamalarlakenttopraklarınınyağmasınıhızlandırarak her alandayıkımveyoğunyapılaşmanınönünüaçan6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, kentleşme ve planlama ilkelerinden uzak olarak hazırlanan veçokluimaruygulamalarınaveeşitsizyapılaşmayanedenolanPlanlı Alanlar İmar Yönetmeliği, kaçak yapılara ruhsat düzenleyerek meşrulaştırılmasını sağlayan vekaçakyapılaşmayıözendiren İmar Affı (Barışı) ve sayısız KHK, torba yasa uygulamaları ile birlikte düşünülmesigerekmektedir.

Yapı projelerinde proje müelliflerinin imza yetkilerinin, ruhsat standardının değiştirilmesi yoluyla kaldırılması; mesleki haklarımızı yok sayan diğer düzenlemelerin de meşrulaştırma gerekçesi olarak gösterilen “bürokrasininazaltılması” söylemiylehaklıgösterilmeyeçalışılmasıasla kabuledilemez. Bu düzenlemeyle; sahteciliğin önü açılmakta ve proje müelliflerinin eserleri üzerindeki tasarrufları yok sayılmaktadır. Getirilen bu düzenleme ile ruhsat alma süreçlerinin, projelerin sahipleri mimar ve mühendislerin bilgisi ve onayı dışında tamamlanması planlanmaktadır. Proje müelliflerinin imzaları alınmadan hazırlanacak olan yapı ruhsatlarında, ruhsat eki projelerinin ve proje tadilatlarının denetimlerinin hangi yolla yapılacağı anlaşılmamakla birlikte, bu durumun hukuki ve mesleki sorumluluğu uygulamayı yapan belediyeler ve ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarını geri dönülmez ve onarılmaz hukuki sorumluluklar altında bırakacaktır.

Yürürlüğe giren yeni yapı ruhsatı standardının Föy 2/a içindeki açıklamalarda “Mimari proje müellifleri diğer görevliler ile birlikte bu formun usulüne uygun doldurulmasından sorumludur” yer almaktadır. Mimari proje müelliflerinin imzalamadıkları hatta belki de hiç görmeyecekleri bir belgenin düzenlenmesinde hala sorumlu tutuluyor olması kabul edilemez bir düzenlemedir.

 

 

Yapıruhsatıdüzenleyenilgiliidarelerinkurumsalyapılarındakieksikliklervedenetimsizimaruygulamalarınedeniyleyaşanansorunlarınveuzayanbürokratikişlemlerin; projemüelliflerininonayveimzalarınınalınmasısüreciylebağlantılıymışgibiyansıtıldığıgörülmektedir.Meslekihakveyetkiler, müelliflikvetelifhaklarının; bürokratikişlemveengelolarakgösterilmesikabuledilemez. Bu hak ve yetkiler; toplumun nitelikli Mimarlık ve Mühendislik  hizmetlere erişimininvesağlıklıbiryapılıçevreüretiminingüvencesidir.Yapıruhsatıformlarındanmimariprojemüellifininimzasınınkaldırılmasımimarın 5846 sayılıFikirveSanatEserleriKanunuilekorunanhaklarınınihlalisonucunudoğuracakvebuanlamdapekçokuyuşmazlığınyaşanmasınayolaçacaktır.

Yaşamakta olduğumuz “İmar Affı” sürecindeki gibi tamamen vatandaşın beyanına dayanarak, mühendis ve mimarları devre dışı bırakmak ne kadar yanlış ise, ruhsat alma süreçlerinden mühendis ve mimarların onaylarını kaldırmak da biro kadar yanlıştır. Bürokrasiyi sadeleştirmek adı altında mesleki haklarımızı devre dışı bırakmak amacı taşıyan bu düzenleme, meslektaşlarımızın mesleki anlamda kayıplar yaşamasına sebep olacak bir uygulamadır. Bu uygulamanın, meslek odalarının görüşleri alınmadanve değerlendirilmeden yürürlüğe sokulması kabul edilemez. Ruhsat alma süreçleri mühendis ve mimarların gözetiminde, onların denetimde veonayı ile yürütülmelidir.

Bu vesileile; meslektaşlarımızınruhsataşamasındabilgileridışındaprojedeğişikliklerinekarşı,  projeleriniOda'dakayıtaltınaaldırmalarınıntelifhakkıihlallerinekarşıgüvencesağlayacağınıbirkezdahavurgulamakisteriz.

Bu tür uygulamaların doğuracağı “sahtemeslekmensupları, denetimsizyapılaşmaveyeterlikoşullarıtaşımayankişilerceüretilecekyapıprojelerinin sebep olacağısorunların gelecekteyaşanacakyargı süreçleriyle beraberdaha büyük bürokratik engellere neden olacağı da unutulmamalıdır.

Söz konusu düzenleme mesleki hakların kısıtlanması yoluyla; uzmanların sunduğu nitelikli mimarlık, mühendislik ve planlama hizmetlerinin de topluma ulaşmasını ve meslek mensuplarının yetkinliklerinin güvencesi olan meslek kuruluşlarının ve kamu kurumlarının topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmesini engelleyecek koşullar oluşturulmaktadır.

Anılan Tebliğ ile meslektaşlarımızın ve diğer mühendislik disiplinlerinin yapı ruhsatları üzerindeki denetim yetkisinin kaldırılmasına ek olarak, yapı sahiplerinin de kendi mülkleri üzerindeki imzalı onaylarının ilga edilmesi; yapısahibininhangimimariprojeileruhsatalındığınıkontroledememesisonucunayolaçılacakveağırmülkiyet hakkıihlalleriylekarşılaşılacaktır.

Konu ile ilgili Odamızın ve TMMOB’ye bağlı diğer meslek odalarının çalışmaları devam etmekte olup, meslek haklarımıza yapılan bu saldırıya karşı mücadelemizin kararlılıkla sürdürüleceğini değerli kamuoyu ve meslektaşlarımızın bilgilerine sunarız.

Sayın basın mensupları, değerli meslektaşlar, son 16 yıldır ülkemizi yöneten iktidar öyle bir strateji yürütüyor ki,  gün be gün artan bir çabayla odamızı, meslek mensuplarımızı, kendi çalışma alanlarımızdan uzaklaştırmak, işimizi yapamaz hale getirmek amacıyla yeni yeni kanunlar, kararnameler, yönetmelikler ürettiler.

Bu durum ülkemizde, hükmeden hükümetin yapı sektöründe biz TMMOB üyelerini, sağlık sektöründe Tabipler odası üyelerini, Hukukta yargı mensuplarını ve baroları, eğitimde öğrenci ve eğitmenleri, basında Basın Cemiyetini ve basın mensuplarını ya kendi söylemleri doğrultusunda ele

 

 

geçirmek, ele geçiremezse yok saymak, kendi kafalarındaki niteliksiz, eğitimsiz, çağdaşlıktan uzak bir dünya kurma çabasıdır.

Bunu hepimiz tüm yalınlığı ile hükümet yetkililerinin birinci ağızdan söylediklerinden biliyoruz. Bir Başbakan çıkıp, bilişimi kullanın yeter,"fazla kafa yorarsan, kafayı sıyırırsın, hikmetine fazla şey yapmamak lazım" derse, bir rektör yardımcısı ,  Ben daha çok cahil ve okumamış, tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum bu ülkede” derse ve TERFİ ETTİRİLİP YÖKe atanırsa ve tahsil ile memleketin geleceğinin ters orantılı olduğuna inanılıyor ve ödüllendiriliyorsa ne yapmamız gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Bu ülkenin kapılarını bir daha açılmamak üzere bunların suratına kapatıp, Atamızın gösterdiği muasır medeniyetlere yüzümüzü döneceğiz.

 Proje yapan, tasarlayan müelliflerin, kendi işlerinden dışlanmaları tam bu sürecin devamıdır. Birliğimizin, Odamızın, Mesleğimizin itibarsızlaştırma çabası tüm hızıyla devam etmektedir. Ramak kaldı  24 haziran sonrası hükmeden erkin seçimlerine. Aynı erk kalırsa bu artan şiddet ve tahsilsizliğe güven artacak ve kanun koyucular yeni yönetmeliklerde, KHK larda yazacakları şu olacak  “ yapı işleriyle ilgili, tasarım, proje uygulama, tadilat, kullanma izni süreçlerinin hangi aşaması olursa olsun  işin TMMOB üyesi bir mimar veya mühendis tarafından yapıldığı tespit edilmesi T.C. kanunlarına göre cezai işlem gerektirir.” Bunu neden yaparlarbiliyormusunuz? Bize çok kızdığı bir anda yönetmeliğe eklettiği ve tüm TÜRKİYE de projelerimizin üzerinde en ufak bir oda onayı ibaresinin olmasının yasaklandığı, suç sayılması ve ceza gerektirmesi süreci bunun delilidir. Bu karardan  sonra belediyeler korkudan protokollerimizi iptal etmediler mi?

Bizler talanın, yalanın, haksızlığın karşısında Kamunun savunucusu olduğumuz sürece bu baskı  yok sayma, tüm stkları ideolojisi doğrultusunda boyun eğdirinceye kadar devam edecektir. Ha boyun eğdik, biat ettik, evrensel ilkelere karşı çıktık, talanı, yalanı haklı bulduk, o zaman yaşanmaz hale gelecek yarınlarımız olmayacakmı? Mutlaka Atamız gibi biri gelecektir ve yaşadığımız bu topraklar Atatürk gibi birini yaratmaya gebe. Bu önlenemeyecek. İşte biz bugün boyun eğenler olacaksak o gün  tükürülmeyi ve lanetlenmeyi hak etmiş olacağız.

Bu yüzden 24 hazirandan sonra bizler hükmedecek erkin yukarıda bahsettiğimiz gibi değil, bilime, sanata, tahsile, özgürlüklere, eğitimli kişilere güvenen, inanan ve bunu muasır medeniyetlerdeki erk gibi kullanan bir erk istiyoruz.

 

Saygılarımızla,

Mimarlar Odası Mersin Şube Yönetim Kurulu

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter