24 Haziranda Kim Kaybediyor?

Sizler bu makaleyi okurken sandıklar açılmış, halkın başımızın tacı iradesi, kararı ...

24.6.2018 12:02:00

Sizler bu makaleyi okurken sandıklar açılmış, halkın başımızın tacı iradesi, kararı üç aşağı beş yukarı ortaya çıkmış olacak.

Sonuçları görmeden riskinin farkında olarak öngörüm şudur:  Tablo nasıl şekillenirse şekillensin Erdoğan bu seçimlerin kaybedenidir.

AK Parti diye bir siyasi hareketten değil, hareketi kendisiyle özdeş hale getiren ve ortak akılı çoktandır dışarıda bıraktığı için tek isimden söz ettiğimin bilincindeyim ve o nedenle Erdoğan' dan, Erdoğan' ın düşüşünden söz ediyorum.

Aslında bugün kaybetmedi Erdoğan…

Ülkenin en azından ekonomik açıdan yönetilemez hale geldiğinin o ve yakın çevresi de farkında. O nedenle yedeğine aldığı Bahçeli üzerinden erken seçim çağrısı yaptırarak normal seçimlere daha 1,5 yıl varken halka gitmeyi göze aldı.

Ekonomi dışında hiçbir gerekçe ülkeyi OHAL cenderesi altında dilediğince yöneten bir muktediri seçim gibi bilinmezlerle dolu bir yola sokamazdı.

Bir önceki makalede Çiller gibi Cumhuriyet tarihinin iktidar anlamında en kötü iki Başbakanından birini bile yanına almayı göze almış Erdoğan' ın çaresizliği üzerinden nasıl kaybetmekte olduğunu anlatmaya çalıştım.

16 yıllık iktidarın sonunda yapacaklarından çok yaptıklarını anlatmak zorunda kalarak kaybediyor Erdoğan…

Ülkenin umudu gençlere yapılan yolları köprüleri, açılan göletleri, AK Partiden önceki dönem hastanelerinin dökülmüşlüğünü ortaya koymak gençleri ikna etmeye yeter mi?

Daha da sıkıştığında 70-75 yıl öncesine dönüp, tek parti dönemi üzerinden mazide kalmış CHP' yi kötülemek, zaten umudunu yitirmekte olan ve bu ülkeden kaçmanın yollarını arayan gençlerin umurunda mı?

AB müzakere sürecinde, demokratikleşme ortamının gelişmesiyle dışarıdan ülkeye beyin göçü yaşanırken bugün trafik hızlanan biçimde tersine dönmüş durumda.

Özellikle gençler, bu ülkede kendilerine umut verecek, heyecanlandıracak yeni bir hikaye ortaya çıkmadığı için artık başka diyarlara gitmenin yollarını aramakta…

Dünyaya açık o gençler, küresel entegrasyona adım adım giden bir ülkenin özlemi, o yolculuğa çıkmanın heyecanı içinde…

Ve Erdoğan bugün değil, wikipedia' yı yasaklattığı gün inişe geçtiği tarihsel sürecin bir kazancını daha kaybetmişti aslında.

Dünyayla aynı havayı soluma heyecanı duyan genç kesime, 1990’ larda İstanbullunun yaşadığı su sıkıntısını anlatarak oy alacağı hesapları yaparak kaybediyor Erdoğan…

150 yıldır yüzünü batıya dönmüş bu ülke halkı, batıyla kavga ederek bir yere varılmayacağını bildiği için, çağdaş uygarlık olarak gördüğü batıdan kopmak istemiyor.

O nedenle kavga esnasında atılan hamasi nutuklar hoşuna gitse de, omurgayı oluşturan sessiz çoğunluk durmadan batıyla kavga eden Erdoğan' ı artık kaygıyla izliyor.

Bir zamanların yenilikçi çizgisini temsil eden Erdoğan, artık eskimeye yüz tuttuğu ve kendini yenileyemediği için kaybediyor.

Değişim ile statüko arasında yaşanan tarihsel çatışmada Erdoğan artık değişimin değil statükonun temsilcisidir.

Karşı cephelere bölerek seçim kazanma yöntemiyle daha önce elde ettiği geçici zaferlere güvenen Erdoğan ikiye ayrılmış toplumun tümünü kucaklayacak söylemler geliştiremediği, cepheleşmelerden beslendiği için kaybedecek, kaybediyor…

24 Haziran’ da Erdoğan ne yapar diye soruyorlar…

En yakın çevrenin bile başarı çıtasını %51-52’ lere kadar çektiği bir yarıştan birinci çıksa dahi, Erdoğan kaybedenidir bu seçimin…

Her Tek Adam gibi, kendisiyle başlayıp, kendisiyle sona erecek bir öykünün de yalnız kahramanıdır artık…

Partisini kurumsallaştıramayan, aksine mevcut kurumsal yapının önemli tüm taşlarını çekip çıkaran bir Erdoğan var bugün karşımızda…

İster 24 Haziran, ister uzatmalar anlamına gelecek 8 Temmuz, ister 2019 yerel seçimleri…

Erdoğan saygı duyacağını açıkladığı “Tamam mı, devam mı?” ikilemiyle karşı karşıya kaldığını, daha açık ifadeyle kaybettiğini en iyi kendisi biliyor.

O nedenle düne kadar "tüm fenalıkların anası" diye tanımladığı koalisyon öcüsüne bile seçmen iradesi bu yönde bir fotoğraf çıkarırsa, o yönde arayışlara da gidilebileceğini söylemeye başlıyor…

Erdoğan' ın kaybettiğinin en önemli faktörlerinden biri de gençler…

Ve Erdoğan gençleri kaybetti, kaybediyor…

Tek başına eğitim sisteminin dibe vurmuşluğu her siyasetçiye en ağır yenilgiyi tattırmaya yeterdi. Yaşayarak ve bedel ödeyerek eğitimdeki savrulmada en büyük bedeli ödemek zorunda kalan gençler, ellerine geçen fırsatı değerlendirecek ve faturanın en azından ellerinden gelen kısmını Erdoğan' a ödeteceklerdir.

Gençleri kaybeden bir Erdoğan mevcut söylemleri, uygulamalarıyla o kesimi yeniden kazanamayacağı için bugün değilse orta ve uzun vadede kaybetmeye mahkum…

Ülkenin en dinamik kesimini işsiz, aşsız, umutsuz ve bilgi çağına bigane bırakmanın siyasi bedeli olacaktı, olacaktır…

Seçim dönemi boyunca en dişe dokunur proje olarak Gençlere kıraathane vaat eden bir siyasetçiye nasıl bakılacaksa, bugün Erdoğan'a o gözle bakıyorlar…

Bedelin büyüğünü de o gençlerin karşısına yeni bir heyecanlı hikâyeyle çıkamayan Erdoğan ödeyecek…

Bu nedenle de 24 Haziran akşamı sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın kaybetti, kaybedecektir Erdoğan…

 

 

 

 

 

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter