24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN SONUÇLARI HAKKINDA BİR ANALİZ-3

Oy Geçişkenlikleri:Doğru Soru Doğru Cevap       &nbs ...

29.6.2018 12:34:00

Oy Geçişkenlikleri:Doğru Soru Doğru Cevap

            Kim ne kazandı ne kaybetti, neden öyle oldu? Doğrusu sorular sorup doğru cevaplar alınamazsa sonuç gene başarısız olur. AKP seçimde 8 puan oy kaybetti. 69 ilde oyları azaldı, 12 ilde ise arttı. İlginç olan bu 12 ilin 11’inin Doğu ve Güneydoğu’da yer alması. Buna karşılık HDP bu illerin tamamında (150 bin civarında) oy kaybetti. Birleşik kap sistemi gibi AKP artınca HDP geriliyor, HDP artınca AKP geriliyor. Çünkü başta CHP olmak üzere diğer partiler bu iki bölgede bir varlık gösteremiyor. Bu da demokrasimizin kırılgan noktalarından biri.

            CHP’nin ise 48 ilde oyu 1 Kasıma göre düştü, 33 ilde ise kısmen arttı. Ancak CHP’de AKP gibi oy kaybetti. AKP’nin bütün başarısızlıkları ve 16 yıllık yıpranmış iktidarına rağmen ana muhalefetin hala oy kaybetmesi incelenmeye değer manidar bir durum. CHP’nin şeytan taşlamayı bırakıp, kepini önüne koyup yeniden düşünmesi lazım. Eksiği, yanlışı başkasında hele hele seçmende hiç değil kendisinde araması lazım. Başarının yolu budur. Bu noktada Muharrem İnce’nin yaptığı çıkışı soğutmadan iyi değerlendirmesi hem partinin hem ülkenin yararına olacaktır.

            HDP’yi ise bu seçimde batı illeri kurtardı dense yeridir. HDP Doğu ve Güneydoğuda eskiden zirve yaptığı 16 ilin tamamında önemli oranda oy kaybetti. Bunların dışında 65 ilde ise irili ufaklı oyunu arttırdı. Özellikle üç büyük şehir de yarım milyon oy artırmış olması dikkate değer bir durum. Aynı şekilde Çukurovanın üç büyük ili olan Adana, Mersin ve Hatay ve Antalya da bir artış gözlemleniyor. Bu oyların bir kısmı HDP barajı geçsin diye özellikle CHP’den verilmiş stratejik oy iken diğer önemli bir kısmı batıdaki Kürt seçmenin HDP’nin mağduriyetine sahip çıkması olarak yorumlanabilir. İstanbul, Ankara ve İzmir 1 Kasım göre 410 bin oy artıran HDP buna karşılık Doğu ve Güneydoğuda hendek savaşları ve Kayyum çatalındaki kafası karışık seçmeni kaybetti. Sadece seçmeni değil, Adıyaman, Bitlis, Diyarbakır, Van, Şırnak gibi kalelerinde birer milletvekili de kaybetti. HDP’nin bu durumu doğru dürüst tahlil etmesi ve doğru sonuçlara ulaşması hem kendisi hem Türkiye demokrasisi hem de Kürt meselesinin çözümü için önemlidir.                     

            İyi Parti; % 10 gibi bir sonuç aldı. Oysa Meral Akşener ve İyi Partililer bunun çok üstünde bir oydan bahsediyordu. CB Adayı Meral Akşener partisinin ve beklentinin altında kaldı. Peki, yeni kurulmuş, henüz bir tabanı olmayan İP 10 puanı nereden, kimlerden ve hangi partilerden aldı, bu oy nereden geldi? Bir kere İP’nin aldığı oyların 4-5 puanının  MHP’den (buna karşılık aynı oranda AKP’den MHP’ye oy gitti), 2-3 puanın AKP’den, 1-2 puanın CHP’den geldiği açık. Burada asıl beklentileri alt üst eden husus MHP’den beklendiği gibi İP’ye bir oy kaymadığı gerçeğidir. Bu oyların İP’de kalıp kalmayacağı bundan sonra İP’nin göstereceği performans ve tutuma bağlı olacak. Anlaşılan o ki itiffak milletvekili sayılarına değilse bile oy sayısına negatif etki yaptı. İyi Parti, Saadet Partisinin CHP ile ittifak yapması onlara yaramadığı gibi CHP’ye de yaramadığı anlaşılıyor. MHP’den iyi partiye geçmesi beklenen seçmen gelmediği gibi Saadet Partisi’ nin AKP’de emanet durduğu söylenen % 2-3’lük oyu da ya yoktu, ya da varsa da gelmedi. (Bu oyların bir kısmının İnce’nin yaptığı son üç görkemli mitingden ürkerek geri gitmiş olabilir!)

            CHP’nın 1 Kasım seçimlerine göre yaklaşık olarak düşen 3 puanın 1,5 puanı İP’ye yaklaşık 1,5 puan da HDP’ye gittiği söylenebilir. Bu oyların bir kısmı HDP baraj altında kalmasın diye giden stratejik oy iken bir kısım da Saadet ile yapılan ittifaktan ve HDP’nin dışarda bırakılmasından duyulan rahatsızlıktan giden sol oylardır. Bu durumda şunu da görmek gerek;  hem İP’nin hem de Saadet Partisinin beklenen oyu almamasında CHP ile ittifak yapmasının da bir etkisi oldu. İyi partiye MHP’den, Saadetin emanet olarak AKP’de olduğu söylenen oyları hem bu yüzden, hem de son günlerde Muharrem İnce’nin yaptığı görkemli mitinglerin ürküttüğü oylar olabilir. Milletvekili çıkarmadaki avantajına rağmen Saadet ve İP itifakı dolayısyla CHP’den HDP’ye (stratejik oyun dışında) küçük de olsa bir oy kaymasından söz edilebilir.

            Ne Yapmalı?

            Asıl mesele parti içi değil ülkede iktidar olmaktır. Belirlemeler ve seçimler buna göre yapılmalı. Benim olsun küçük olsun anlayışı çeyrek asırdır partiyi sıkıştığı  % 20 -25 kısır döngüsünden kurtaramıyor. Bu sıkışmışlıktan yeni ve etkili, sorun çözücü  bir söylemle, dikeyden ziyade yatay demokratik bir örgütlenme ile; liyakatli, ehliyetli ve etkili kadrolarla kurtulabilinir. Ayrıca;

1.Bir kere artık parti içi iktidar mücadelesi bir kenara bırakılmalı. Önce ülke, sonra parti sonra kişi gelmeli.. İyi yapan, başarılı olan, başarılı olacak olan kimse o iş başına getirilmeli. Artık ayak oyunları, delege hesapları bir kenara bırakılmalı. Bunların olması için daha ne olması bekleniyor. Bundan başka daha ne olacak? O nedenle herkesin kepini önüne koyup düşünmesi gerekir.

2.Halka dokunmalı. Özellikle CHP’den uzak olan üç kesim var baştan beri söylüyoruz, bunlarla yeni köprüler kurulmalı. CHP Kürtlere, mütedeyyinlere ve varoşlara (emekçilere, yoksullara, dışlanmışlara) dokunmalı. Onlara ulaşabilmeli, sorunlarına çözümler, projeler önermeli. Önümüzde yerel seçimler var, bu seçimler bunun için önemli bir fırsat olabilir, iyi değerlendirmeli.

3. Eski zihin kalıpları, eski zihniyet değişmeli. Liyakat ve ehliyet öne çıkarılmalı, kadrolar buna göre oluşmalı ve oluşturulmalıdır. Bunların her biri apayrı bir çalışma konusu; biz burada ana başlıkları söylüyoruz. Bunlar olmazsa ne olur? Bunlar olmazsa elbette dünya yıkılmaz, hayat her şeye rağmen devam eder, ama CHP başarıya ulaşamaz; AKP herşeye rağmen iktidarını sürdürür…

 

 

 

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter