24 Haziran seçimlerinde kim kazandı, kim kaybetti?

Bir önceki yazıda Cumhur ittifakı adı altında seçimlere giren AKP ve MHP' yi sandıkt ...

2.7.2018 09:29:00

Bir önceki yazıda Cumhur ittifakı adı altında seçimlere giren AKP ve MHP' yi sandıktan çıkan sonuçlar ışığında irdelemeye çalışmış, 7 puan kaybeden AKP' nin Parlamento çoğunluğunu da yitirip, Meclisten bütçeyi, kanunları geçirmek için bundan böyle MHP veya bir başka partiye mahkum olacağı yönündeki öngörülerimi paylaştım.

Gelelim muhalefet cephesine…

Burada asıl üzerinde durulması gereken parti; "Millet İttifakı" adıyla oluşturulan bloğunda omurgasını oluşturan CHP ve CHP' nin adayı olarak Cumhurbaşkanlığı seçimine giren Muharrem İnce' nin aldığı sonuçlar…

Ben seçimlerden sonra yayılan genel havanın aksine CHP' nin başarısız olduğunu düşünmüyorum.

1980 öncesi Ecevit döneminde halka dokunan politikalar sonucu elde ettiği iki zaferi saymazsak, özellikle de 2002 sonrası çizgisiyle ortaya çıkan tablodan hareketle bugünü okumazsak yapacağımız değerlendirme sağlıklı olmayacak…

 Unutulmamalı ki, %20-25 arasında değişen belirli bir kitleye dayanan, girdiği ve seçmeninin içini daraltan dar alandan bir türlü çıkamayan bir partiden söz ediyoruz.

Baraj altında kaldığı 1999 seçimleri ardından girdiği tüm seçimlerde, hangi yolu, söylemi tutturursa tuttursun, sonucu değiştirecek hamleyi, kendi mahallesi dışında kalan "diğerlerinden" oy alamayan CHP' yi 24 Hazirandaki %22,64 oranında kaldı diye suçlamak, parti içinde yükselen "genel başkanı değiştirme" taleplerinin gerçekliğe ne kadar yakın olduğu analize muhtaç bir durum.*

Muhtaç çünkü, Türkiye sosyal ve siyasal anlamda baktığınız pencereye bağlı olarak bazen iki bazen de üç mahalleden oluşuyor.  Muhafazakar sağ ve seküler sol olarak ele aldığımızda kabataslak %60-%40 olan ikili bir yapı var.

Ama bir başka açıdan da aynı seküler sol Kürt tabana hitap eden çizgi ile CHP' nin birilerince yaftalama amacıyla kullanılan "Beyaz Türkler" arasında bölünmüş görünüyor.

CHP, bugüne kadar hangi hamleyi yaparsa yapsın, muhafazakar sağdan oy alamıyor, Kürtlerle de aynı fotoğrafta görünmek istemiyor.

Beklentileri, özellikle de Muharrem İnce mitinglerine yansıyan canlı kalabalıkları görenlerin "bu sefer bu iş tamam" söylemlerini anlamak mümkün. Ama bu hava bile, "nasıl olacak ta, karşı mahalledeki muhafazakardan oy alınacak" sorusuna cevap vermiyor.

O zaman durup yeniden sorayım; CHP kendi tabanı ve tabanın temsil ettiği oy oranı belliyken ne yaptı da yaptı da artık kanıksanan %20-25 bandının üzerine çıksın?

Ama isteyen, istediği kadar eleştirsin, elindeki sınırlı enstrümana rağmen 24 Hazirana giden süreçte Kılıçdaroğlu' nun beni ve çoğu gözlemciyi şaşırtan hamleler yaptığını kabul edelim.

MHP' nin baraj riskini bertaraf etmek için icat edilen ve adına "Cumhur ittifakı" denilen yönteme karşı, üstelik aynı silahla kurulmasına öncülük ettiği, CHP, İyi Parti, Saadet Partisinden oluşan "Millet İttifakı" iyi bir hamleydi. O hamleyle karşı cephedeki milliyetçi-muhafazakar blokta beklendiği kadar gedik açılmasa da, yapılanın ne kadar hayati önem taşıdığı bugün karşımıza çıkan sonuçlarla daha iyi anlaşılıyor.

Eğer Millet İttifakı çatısı altında bir araya gelinmese %9,96 oy alan İyi Parti barajın altında kalmayacak mıydı? Bu durumda İyi Parti' nin çıkardığı 43 Milletvekili hangi ittifaka gidecekti?

Benzer bir süreç HDP ile olan dolaylı ilişki sayesinde ortaya çıktı.

CHP içinden bir bölüm seçmen stratejik oy dediğimiz tanıma uygun biçimde, HDP' nin baraj altında kalması halinde çıkarması olası tüm Milletvekilliklerinin AK Partiye gideceği olgusuyla hareket edip sandığa gitti.

Oranını bilmiyoruz ama CHP' nin 2015' teki %25 ile bugünkü %22,64' ü arasında kalan nisbi kaybının önemli kısmının HDP barajı aşsın diye verilen destekten kaynaklandığını söyleyebiliriz. (Bir başka makalede ele alacağım Mersin tablosunda bunu çok net görmek mümkün. Orada daha detaylı değineceğim)

Toparlarsam, başarısız denilen Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, doğru hamlelerle İyi Parti ve HDP' nin Mecliste yer almasını sağlamakla kalmadı. Toplam 110 Milletvekilinin baraj tuzaklarıyla karşı cepheye gitmesini önledi.

Eğer bu stratejik hamleler olmasa, bugün 444 Milletvekiline sahip, dilediği biçimde anayasayı değiştirebilecek, gücü tartışılmaz bir AKP-MHP ortaklığındaki Parlamento tablosuyla karşı karşıya kalıyor olacaktık…

**

CHP' nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce' ye gelince…

Samimiyetle itiraf edeyim; açıkçası ben İnce' nin böylesi bir performans göstereceğine inanmıyordum. Sadece ben değil, çoğu insanı şaşırtan kampanyasıyla, meydanlara topladığı büyük ve heyecanlı kalabalıklarla, yılgınlığa düşmüş geniş kitlelere umut veren, "olabilir, bu kez başarabiliriz" duygusunu aşılayan bir İnce çıktı karşımıza…

Çıkmaya çıktı da, "o her yanı sarsan gök gürlemeleri, yağmura döndü mü?"

Kendisi ve yakın çevresine bakarsak, partisinin %22,64 aldığı bir seçimde %30,64' ü bulmuş, bir başka ifadeyle CHP'den 8 puan fazla almış ve elinden geleni yapmıştır.

Subjektif değerlendirmeleri sahiplerine bırakıp matematiksel tabloya bakalım:

Tıpkı CHP seçmeninin HDP' ye verdiği destek gibi, Demirtaş' ın ikinci tura kalamayacağını gören bir kesim seçmen de MV seçimlerinde HDP'ye oy verirken Cumhurbaşkanlığı seçiminde İnce' ye vermiştir. Buradan gelen oy %3,30' dur.

Aynı tablo İyi Parti- Akşener oylarına da yansıyor. Partisi %9,96 alan Akşener %7,29'da kalıyor ki, buradan da İnce' ye 2,67 oranında oy kayması var.

Saadet' te bile parti ile Cumhurbaşkanı adayı Karamollaoğlu oyları arasında %0,45' lik fark var. Üçünü toplarsak yaklaşık %6,5 civarında oy muhalefet cephesinden İnce' ye gitmiş, kendi adaylarının 2. tura kalamayacağını görenlerin en azından bir kısmı (bunların arasında HDP' ye oy verip CB seçiminde İnce' yi tercih edenler önemli kesimi işgal ediyor) Muharrem İnce' yi desteklemiştir. İnce' nin karşı cepheden koparabildiği oy %1,5 'tur. Büyük olasılıkla da bu oylar, MHP' de kalıp Erdoğan' a asl oy vermeyeceğini söyleyen ülkücü oylarıdır.**

Özetin özeti, İnce AK Parti kütlesinden küçücük bir taşı dahi yerinden oynatamamıştır.

Zaten oynatsa sonuç çok farklı olur, Cumhurbaşkanı seçimleri de büyük olasılıkla ikinci tura kalırdı.

Buradan yola çıkarak İnce' nin başarısız olduğu iddiasında değilim. Aksine adı geçen diğer adaylar CHP seçmenini böylesine başarıyla konsolide edemezdi. Ama unutmayalım, seçimi kazanmak için kendi cenahınızı bir araya getirmenin ötesinde, karşı cephede gedik açmanız gerekirdi, bu yapılamadı yahut vakit kalmadı…

Analizleri sürdüreceğim…

 

* CHP' nin 2002 ve sonrası seçimlerde aldığı oy oranları

2002

%20

2007

%20

2011

%25,9

2015 (7 Haziran)

%25

2015 (1 Kasım)

%25,3

24 Haziran 2018

%22,64

 

** Cumhurbaşkanı adayları ve partilerinin oy oranları:

 

 

 

 

 

M.İnce

% 30,64

CHP

22,64

+ 8,00

Demirtaş

%  8,4

HDP

11,70

-  3,30

Akşener

% 7,29

İYİ P

  9,96

 - 2,67

K.Mollaoğlu

% 0,89

Saadet

  1,34

 - 0,45

Erdoğan

% 52,59

AKP+MHP

53,66

 - 1,07

 

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter