KENT RADYO’DA CHP İl başkanı Aktay’ın OLAĞANÜSTÜ KURULTAY AÇIKLAMASI

 Cumhuriyet Halk Partisi'nde örgütün iradesi, bütün iradelerin üstündedir ve ço ...

6.7.2018 13:36:00

 Cumhuriyet Halk Partisi'nde örgütün iradesi, bütün iradelerin üstündedir ve çok değerlidir. Örgütümüzün iradesi,  mahallelerden başlayarak aşama aşama ortaya çıkar ve nihai olarak Kurultay'da vücut bulur.  Kurultay iradesini sürekli tartışılır halde tutmak, onu değersizleştirmek,  demokrasiyle bağdaşmadığı gibi, parti adabına da uygun değildir.

 Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı bundan beş ay önce bir karar vermiş ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu Genel Başkan olarak belirlemiştir.  Bu iradenin bugün artık  tartışılır hale geldiğini ileri sürebilmek için çok ciddi, geçerli nedenler  bulunmalıdır. Seçim sonuçlarına dair subjektif değerlendirmeler,  Genel Başkanlık beklentileri  hiç kimseye, Kurultayımızın  beş ay önce ortaya koyduğu iradeyi sorgulama hakkı vermez.    

 24 Haziran seçimlerine 600 milletvekili  ve 1 Cumhurbaşkanı adayı ile giren partimizin  elbette başarılı  ve başarısız olduğu yönler vardır.  24 Haziran'daki  yanlışlarımızı, eksiklerimizi görmek ve gerekeni yapmak mecburiyetindeyiz. Ancak bunun yolu,  başarı ve başarısızlığı tek tek kişilere atfetmek,  parti içinden suçlular bulup çıkarmak ya da kurtarıcı kahramanlar ilan etmek olamaz. Siyaseti kişiler değil, ilkeler ekseninde düşünmeye alışmak zorundayız. Başka türlü kendimizi yenileyemeyiz, geliştiremeyiz.

 24 Haziran seçimleri öncesinde parti yetkili kurullarımız gerek ittifaklar,  gerekse partimizin Cumhurbaşkanı adayını belirlemek konusunda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na tam yetki vermişti. Sayın Kılıçdaroğlu bu yetkiyle son derece önemli kararlar aldı,  inisiyatifler geliştirdi.  Örneğin, partimizin Cumhurbaşkanı adayını belirledi...

 Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı dikkate değer bir oy oranına ulaşmışsa, bunda elbette Sayın Kılıçdaroğlu'nun aldığı kararların,  geliştirdiği tavırların da son derece önemli bir etkisi vardır.  Elde edilen başarıları, demokrasi adına ulaşılan kazanımları  Sayın Kılıçdaroğlu  ile ilişkisiz gibi göstermek sağduyulu, objektif bir yaklaşım değildir.  Aynı şekilde,  başarısız kabul edilen sonuçların tek müsebbibi olarak Sayın Kılıçdaroğlu'nu   göstermek de sağduyudan ve objektiflikten uzak bir yaklaşımdır. Bu gibi yaklaşımlarla partimizi olağanüstü bir sürece yöneltmek sorumlu bir tavır olamaz. 

 

Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Muharrem İnce elbette partimiz için çok önemli bir değerdir,    gönüllerimizde özel bir yere sahiptir. 20 Haziran günü, Mersin'in  Sayın Muharrem İnce'yi nasıl büyük bir sevgiyle bağrına bastığını bütün Türkiye gördü. O tarihi günün gerçekleşmesinde, o muazzam kitlenin bir araya gelmesinde Cumhuriyet Halk Partisi örgütü çok önemli bir rol üstlenmişti. Bu örgütü  bugün "Kılıçdaroğlu mu, İnce mi" gibi kısır  bir tartışmanın içinde taraf olmaya yöneltmenin partimize de ülkemize de hiçbir yararı yoktur.  

 Parti içi demokrasinin olağan süreçleri içerisinde, günü geldiğinde bir genel başkanlık yarışı elbette gerçekleşecektir. Ancak son genel başkanlık yarışının üstünden 6 ay bile geçmemişken, önümüzde çok önemli bir yerel seçimler varken, partimizin gündemi bu olamaz, olmamalı.

 Nitekim,  Sayın Muharrem İnce de bu gerçeği görmüş ve "Benim ağzımdan Kurultay kelimesini duymayacaksınız" diyerek  son derece sağduyulu bir yaklaşım sergilemişti. Bu yaklaşımı tutarlı biçimde sürdürmesi hiç kuşkusuz ona olan sevgi ve saygıyı da büyütecektir. 

 Önümüzde çok önemli bir yerel seçim var. Cumhuriyet Halk Partililer kendilerine şu soruyu sormalıdırlar. Yerel dinamik ve hassasiyetlerin öne çıktığı bu seçimlere giderken acaba hangisini tartışmak daha anlamlı ve değerlidir;  Belediye başkan adaylarımızın  ön seçimle yoluyla belirlenmesi ilkesini hayata geçirmenin yollarını mı, yoksa hangi ismin Genel Başkan olacağını mı?  Bu sorunun cevabı bellidir.  Siyaseti kişiler değil, ilkeler ekseninde düşünmek zorundayız. Başka türlü kendimizi yenileyemeyiz, geliştiremeyiz.

 24 Haziran seçimlerinde  arzu ettiğimiz başarıyı elde edememek hepimizi üzdü elbette ama,  bu üzüntüyü geçirmenin yolu,  birbirimizle uğraşmak, birbirimizle didişmek olamaz.    Partililerimizin çok büyük bir çoğunluğunun bu gerçeğin farkında olduğu ve ilkesel temelden yoksun kurultay tartışmalarını geride bırakarak,  önümüzdeki hedeflere odaklanmayı tercih ettikleri görünmektedir.  Örgütümüzün bu sağduyusunun, Cumhuriyet Halk Partisi'nin her kademedeki yöneticisi için bir rehber olacağına inanıyorum.

 

Saygılarımla.

 

Adil Aktay

CHP Mersin İl Başkanı

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter

bir çuval laf ama boş laf - 6.7.2018 15:29:00
Bir çuval laf söyleyip de hiç laf söylememiş gibi olmak sadece siyasetçilere özgü. Adil Bey de aynen öyle yapmış. İki cümle ile ben 8 yılda 9 seçim kaybetmiş, muhtemelen Mart 2019 da 10. seçimini kaybedecek Kılıçdaroğlu'nun yanındayım demek mümkündü, bu kadar uzatmaya gerek yok. Sizler kaybetmeye bu kadar hevesli, meyilli ve arzulu olabilirsiniz de bizlerin ve memleketin kaybedecek şeyleri kalmadı. Virgül hesabı yaparak kendisini halen başarılı göstermeye çalışmak aymazlıktır. Bu zihniyetin partinin yakasından düşmesi gerekir. Tezcan vs. gibilerinin KK'ya arka çıkmasını anlayabiliyorum da seçimle gelmiş bir İl Başkanının bu zihniyete mahkumiyetini anlamak güç. Değişimden korkuyorsanız o koltuklardan kalkınız ve yerinize değişimden korkmayan, cesur kadrolar gelsin. Bu zihniyetle mi AKP ile mücadele edeceksiniz ve sandıkta yeneceksiniz? Güldürmeyin...