BARDAT PAZARINDAN GEÇTİK

Musahibim , yol kandaşım , Şıhali  Özay Gökbelen de ziyaretime gelmişti. Onun ...

25.7.2018 14:17:00

Musahibim , yol kandaşım , Şıhali  Özay Gökbelen de ziyaretime gelmişti. Onun ile bir Salı sabahında yola çıktık. Çoğa alanı, Kayrak, derken bir solukta Gülnar’a ulaştık. Dutlu Kahve önünden CHP ilçe örgütünü ziyaret ettik. Orada bir iki dost ile söyleşi ardından , Ermenek yoluna düştük. Sağda , solda güneş santralleri kurulmuş, güneşten elektrik çalmaya devam ediyorlar.

 

Yolların kenarlarında üretim devam ediyor. Harmanlar kaldırıyorlar, bahçelerinde çalışan kadınlar, erkekler. Elmalar irileşmiş,  yeni renk almaya başlamış.  Bir yirmi km. gittikten sonra bizi Toros sedirleri katran, iledin ağaçları bizi karşılıyor. Güneş tepeden , tepeden vurdukça, adeta bize el sallıyor

“ Durun, gölgemde oturun “ diyor. Boğaz bitince bir ova ortaya çıkıyor. Köseçobanlı levhası, yollar artık dümdüz, uzanıp gidiyor.

 

Bir iki dostu arıyoruz. Dağda ekin deriyorlar. Biz de içinden hızla geçiyoruz. Kısa bir süre sonra bizi Bardat yaylası karşımıza çıkıyor. Çınar kavakları dikmişler, akan bir su yok.  Orta yerde çınar ağaçları dikilmiş, bir alan yaratılmış. Adına Bardat Bazarı koymuşlar. Bardat Ovasında üretilen ürünler Cuma günleri pazarlanıyor. Çevre köylerden, Ermemek, Anamur Abanoz gibi yerlere gidenler, burada soluklanıp, alış veriş yapıyorlar. Nohudu, fasulyesi, mercimeği, peyniri, tereyağı, yumurtası, armudu, elması, bademi, inciri pazarda satılıyor. Hafta içi olmasına rağmen kadınlar, çocuklar tezgahlarını kurmuşlar, gelen, gidene satış yapıyorlar. Kabak, salatalık, domates, yeşil biber, fasulye satıyorlar. Ali Koçak ahçı, , kebapçı acıkıp gelenlerin karınlarını doyuruyor. Yılarca mersin de aşçılık yapmış, şimdilerde köyünde yaylasında devam ediyor.

 

Bardat Ovası genişçe , orta yerde. Az ilerisinde Bardat göl etinden gelen su ile sulu tarım yapılsa da, esas sulu tarım , hemen aşağılarda sahilleri olan Gezende de yapılıyor. Bardat Ovasında elma, armut, nohut, buğday gibi ürünler kaldırılıyor.

 

Mersin de yıllarca çalışıp , emekli olan buralara tekrar dönmüşler, üretime devam ediyorlar. Hem üretim yapıyor, hem de yaz sıcağında serin yaylasında yaşamına devam ediyor. Birer, ikişer odalı evler yapmışlar. Arpa, buğday, nohut, mercimek tarladan üretiliyor. Abanoz yolu üstünde değirmen de buğday , arpasını un yaptırıyor. Burada ekmeklerini evde kendileri yapıyorlar. Hatta Hayriye Ayhan teyze kızları ile Pazar yerinde sıkma, börek yapıyor. Gelenlere satış yapıyorlar. Pazar yerinde satıcılar kadın ve çocuklar. Erkekler tarlada, aşağı köy Gezende de, bahçe sulamaya gidiyor.

 

Bir hükümdar buradan geçerken, yanında bulunan bir oğlu  kaybolur. Uzun aramadan sonra bulunur. Nerede budunuz? Derler. “ ne olacak orada , burada geziyormuş, GEZENDELİ o zaten derler. Rivayet olunur ki, köyün adı oradan gelir. GEZENDELİ den kaln GEZENDE köyü. Zaman olur baraj kurulur, GEZENDE barajın kenarında bir köy olur. Diğer köylere göre şanslıdır. Ilısu ve yukarından çıkan  su kaynaklarından sulu tarım yaparlar.

 

Bardat Ovasında da yaylaları vardır. Burada nohut, buğday, arpa, mercimek ekerler, üzüm bağları, elma bahçeleri kurulur. Ama suları Gezende köyü kadar yoktur. Gölet yapmışlar ,ama sulu tarım yapacak kadar yeterli değildir.  Yakınlarında Ermenek baraj gölünden borular ile bir su akıtılabilse, işte o zaman Bardat Ovası daha yeşillenecek. Domates, biber, fasulye , kabak, salatalık daha verimli olacak, yöreyi aşacak bütün ülkeye kamyonlar sebze, meyve taşıyacak. Tarla var, üretecek insan var. Bir el, sihirli bir el , Konya Ovasına Mavi Tünel ile götürülen su gibi , aşağıdan bir boru ile gelecek su bekliyorlar.

 

Bardat yaylasında nohut tarlası yanında bir araç hurdalığı gördük. Yanında sanayi dükkanları var. Parçaları söküp, söküp diğer araçlara takıyorlar. Gülnar ilçe de görmediğimiz sanayi dükkanları burada yer almış. Ermenek, Anamur un Abanoz yaylasından, yöre deden traktör, kamyonlar buralara getiriliyor , tamir edilip, gönderiyorlar.

 

Köseçobanlı bir zamanlar belediyelik olmuş. ama şimdilerde e mahalle. Bardat Yaylası ile birleşmiş, bu yörede fabrika lazım. Bir zamanların nohut, üzüm bağları ile anılan Gülnar da artık üretim azalmış, yörenin en güzel üzümleri, elmaları, nohutları burada üretilmiş. 1970 li yıllarda nohut mitingine 5000 kişinin katıldığı söyleniyor. 1978 yıllardan sonra burada nohut taban fiyatları açıklanmış. Mersin den tüccarlar gelmiş, nohudu almışlar, İsrail e götürüp, paketleyip, İsrail nohudu diye Avrupa pazarlamışlar.

Bu üretim sevdalısı, verimli ovada bir Nohut fabrikası kurulsa, yeniden nohut üretimi başlasa, paketlenmiş nohutlar dünya ya ihraç edilse, zor bir iş mi olur. Son zamanlarda başlayan  badem üretimi, unutulan üzüm bağları, tekelin en gözde üzümleri bu yöreden toplanırmış,  neden, şarap ağırlıklı bir meyve suyu fabrikası kurulmasın, elma bahçeleri daha çoğalır, daha anlam bulur.  Yörede hala keçiler besleniyor. Süt ürünleri fabrikası neden kurulmasın.

 

Bir fıkra anlatılır. Amerikalılar aya ayak basınca,  bakmışlar ki bir adam omuzu tehlizli gidiyor. Şaşırmışlar.  “ Bizden önce gelenler  var galiba “ demiş. Sormuş.

“ ne arıyorsun?

“ iki sene önce iki Gülnar’lı  geçti, eğer bağlarında üzüm oldu ise, alıp tak tak helva yapacağım “ demiş. 

Malum  ya omuzu tehlizli de Ermenek li imiş. Gülnar ın üzümünden Ermenek te hala tak, tak helva yapılıyor. Şekersiz Pekmez Helvası da yapıyorlar. Ama Okyay Helva onlara Pazar şansı vermiyor. Ancak Karaman, Mut, Gülnar yöresinde sınırlı kalıyorlar.

 

 

Bu yöre üretime hazır. Üretmeye hazır toplum var. Çoğu kentlerde çalışmış, gelmişler. Çocukları her bir yerde dağılmışlar.  Memur, işçi olmuşlar. Son kalan fabrikalarda, belediyeler de iş bulmaya çalışıyorlar.

 

           

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter