CHP kongresi 69 imzanın sırrı!

Mahmut Övür/Sabah CHP yine bildiğiniz gibi... Kurultay için muhalefetin topladığ ...

31.7.2018 10:07:00

Mahmut Övür/Sabah

CHP yine bildiğiniz gibi... Kurultay için muhalefetin topladığı imzalar yeterli de olsa yetersiz de kalsa sonuç değişmeyecek görünüyor. Her ihtimalde süreç kanlı ve kavgalı geçecek. Bunun en önemli nedeni Kemal Kılıçdaroğlu'nun koltuğu bırakmak istememesi ve her seçim yenilgisini bir zafer gibi sunması... Yönetimdeki isimler de bir daha o koltuğa oturamayacakları için ellerinden geleni yapıyor.
Fakat CHP'nin sorunu sadece muhalefette iktidar olanların koltuğa sarılmaları değil, gelecek olanlar arasın- da da benzer bir koltuk savaşı var. Önceki akşam, Muharrem İnce, Halk TV'ye neden çıktı dersiniz? Orada sadece yönetimin delege üzerindeki baskılarını seslendirmedi aynı zamanda muhalefet cephesinde yer alan gruplara da mesaj verdi. Belki de asıl derdi oydu. Bu yüzden 1250 delegeye adeta yalvarır gibi çağrı yaptı.
Çünkü aralarında Selin Sayek Böke ve İlhan Cihaner ikilisinin de olduğu "sol" muhalefet cephesinde açık bir pazarlık savaşı yaşanıyor. Birkaç gün önce imza kampanyasını yürüten CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, şöyle diyordu: "559 imza elimizde 69'u da postada. Toplam 628 imza topladık."
Buradaki 69 sayısı önemli çünkü CHP kulislerinde bu imzaların Böke-Cihanerekibince toplandığı ve "pazarlık gücü" olarak kullanıldığı söyleniyor. Daha önce de yazdım, imzalar toplansa bile muhalifler arasındaki savaş bitmeyecek, hatta sürprizler bile yaşanacak. Bu ihtimal nedeniyle o gece televizyonda İnce'nin söylediklerini yeni bir pazarlık olarak niteleyen CHP'liler var.
Yayını izleyen deneyimli bir CHP'li, İnce'nin, "Genel başkanla görüşeceğim, ona söyleyeceklerim var. Turpun büyüğü heybede" sözünü şöyle yorumluyor: "İnce, 'Ben Kemal Bey'le masaya oturmaya hazırım. Özel görüşmek istiyorum' derken çok açık biçimde 'Beni veliaht ilan et" demek istiyor." Gördüğünüz gibi hesap içinde hesap var. Her CHP'li söze başlarken, "Türkiye'nin onca sorunu varken, iç işlerimizle uğraşmayalım" diyor ama kendi parti içi iktidar savaşından da vazgeçmiyor. Bu konuda en kötü sınavı da kendilerini "sol" diye niteleyen kesimler veriyor.
Bir kısmı, Kılıçdaroğlu'na yamanmış, pozisyonunu sağlama alma derdinde. Onun sıkıştığını gördükleri için de şu sıralarda kıran kırana bir genel başkan yardımcılığı ve belediye başkanlığı pazarlığı yapılıyor. Kulislerde bu pazarlığı yapanların başında da Oğuz Kaan Salıcı'yla Gökhan Zeybek geliyor. Birinin örgütten, diğerinin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı istediği konuşuluyor.
Kurultay süreci önemli belediye başkanlıklarını da pazarlığın bir parçasına dönüştürdü.
İzmir'i Tuncay Özkan, İstanbul'u Gürsel Tekin isterken, ilçelere göz dikenler de var. O isimler arasında da Erdoğan Toprak ve İstanbul İl Başkanı ÇananKaftancıoğlu öne çıkıyor. İkisinin de birinci tercihi İstanbul Beşiktaş. Kaftancıoğlu Kadıköy'e de razı.
Bu arada İstanbul'da muhalefetten yana tavır koydukları için gideceklerine kesin gözüyle bakılan Kadıköy, Kartal, Silivri ve Adalar belediye başkanlıkları için de pazarlık yapılıyor. Tabii bunun tam tersi İnce'nin gelişiyle yaşanabilir.
CHP'deki bu durum, "Koyun can, kasap et derdinde" sözünü hatırlatıyor. Bu kadar küçük hesapların iç içe geçtiği bir siyasi zeminde, böylesi bir kavga yaşanıyorsa, yarın CHP siyasetinde bir değişim denildiğinde herhalde kıyamet kopar. Bu yüzden daha koltuğa oturmadan, yeni bir siyaset ortaya konmadıkça, kaç kurultay yapılırsa yapılsın ve kim gelirse gelsin CHP cenahında değişen bir şey olmayacak.

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter