24-27 Ekim (2013)tarihleri arasında Mersin’de 1. TÜRKİYE ESTETİK KONGRESİ YAPILDI.

Mirza Turgut'un Kaleminden  SHAPE  \* MERGEFORMAT ...

4.8.2018 19:14:00

Mirza Turgut'un Kaleminden

Mersin Üniversitesi ile SANART’un ortaklaşa düzenlediği kongreye Türkiye’nin bir çok yerinden akademisyenler bildiriler sundular.

Politika ve Estetik bölümünde, Sanat ve Muhafazakarlık kategorisini Mirza Turgut’ta bildiri sundu.

Turgut’un bildirisinin adı “Muhafazakar sanatçı olur ama Muhafazakar sanat olmaz, çünkü” idi.

Turgut’un söz konusu bildirisi Türkiye’de muhafazakarlık tartışmasına sanat ve estetik bağlamında bir katkı olarak düşünülebilir.

İŞTE TURGUT’UN TÜRKİYE ESTETİK KONGRESİNE SUNDUĞU BİLDİRİNİN TAM METNİ:

BÖLÜM: Politika ve Estetik

Kategori : Sanat ve muhafazakarlık

Açıklama: sanat hep ilerlemeci olmuştur. Dolayısıyla “Muhafazakar sanat” olarak belki mutlak monarşi dönemini KLASİZMİ’ni kabul edebiliriz. Ancak, tarihsel süreklilik içinde Muhafazakar sanat diye bir tarz, kategori olmamıştır; olamazda..

BİLDİRİ: Muhafazakar sanatçı olur ama Muhafazakar sanat olmaz; çünkü…

SUNAN: Mirza Turgut

………………………………………………………….

ÖZET

Sanat ve estetik tarihinde “Mufazakar sanat” diye bir kategorileştirme olmamıştır. Çünkü sanat, hep yenilikçi ve toplumsal ilerleme yönünde tutum almıştır.Ancak sanat tarihinin kimi aşamaları için, statükoyu muhafaza eden, etmeye çalışan sanatçılar olabilir; olmuştur da..

Örneğin Mısır’da piramitleri yapan büyük sanatçılar için aynı zamanda tanrı olan krallığın otoritesini savunmak önemli  bir görevdi..

Bu bağlamda Mısır sanat ve estetiği statükonun muhafaza edilmesi anlamına geliyordu. Dolayısıyla  buradan insanlığa çok büyük estetik-sanat kazanımları ortaya çıkmamıştır.

Çıkmamıştır, çünkü sanatçılar “yaratıcılıklarını” kendi bireysel-sanatsal değerlerini tatmin etme olarak değil, devletin, düzenin korunması için kullanmışlardır..Oysa sanatsal yaratıcılık, bireysel özgürlükler üzerinden genel insanlığa mal olacak olumlu estetik değerler oluştur..

Mısır’ın çağdaşı olan Antik yunan sanat ve estetiği tam da bunu ifade etmektedir. Demokratik kent devletlerinde ortaya çıkan sanatsal-estetiksel yaratımlar, insanoğlunun ilk bilinç biçimlerinin oluşmasını da sağladı..Hukuk, sanat, estetik, tarih, felsefenin antik Yunan’da ortaya çıkmasının nedeni budur.

1500 yıllarının “Mutlak Monarşi” dönemlerindeki KLASİZİM belki “Muhafzakar sanat” olarak tanımlanabilir..

 Çünkü, dönemin sanatçıları, tümüyle didaktik ve kuru akılcılığa dayanan rejim savunması yapıyorlardı.Evet Kalisizm bir nevi statüko koruyucusu idi ama bunun da ne kadar “sanat” olduğu tartışılır..

İnsanlık tarihinde, bahsettiğimiz dönemin dışında statükoyu koruyan, muhafaza eden, etmeye çalışan bir sanat akımı ve dönemi olmamıştır..

Elbette yaşama, yaşantıya “Muhafazakar” düşünce kalıpları açısından yaklaşan sanatçılar olmuştur..

Ayrıca bir sanatçının erken, olgun ve yaşlılık dönemlerinde aynı çizgiyi sürdürmesi zorunda değildir. Bir çok ünlü sanatçının yaratıcılık öyküsü böylesine çelişkileri içinde barındırır..

Örneğin Tolstoy, bir dönem ütopik sosyalizme yakın düşmüşken, başka bir dönem Hrıstiyanlık övgüsü yapmıştır.. Ya da Balzak, kralcı fikirlerine rağmen eleştirel gerçekçiliğin DEV eserlerini üretmiştir..

Burada önemli olan sanatçının ideolojik duruşundan ziyade, sanatsal yaratıcılıkta halka yakın düşmesi ve gerçekçi sanat estetiğinin değerlerini benimsemesidir..

Öte yandan muhafazakarlık hangi bağlamda ele alınacak? Bu da önemli bir sorudur.. Mutlak monarşi’yi savunan Klasizmin  eserleri de muhafazakardı ama buradaki muhafazakarlık düzeni koruma anlamındaydı ve dinsel ya da kültürel muhafazakarlığı ifade etmiyordu..

Sanatsal yaratıcılık her zaman için ilerlemeden yanadır. Sanat, statükoyu korumaya çalıştığında didaktikleşir ve dolayısıyla “sanat” olmaktan çıkar..

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter