SANATTA KALICI YADA GEÇİCİ OLAN

Klasik,  kelime anlamı olarak ölmeyen, her dönem geçerli olan anlamlarına geliy ...

8.8.2018 13:51:00

Klasik,  kelime anlamı olarak ölmeyen, her dönem geçerli olan anlamlarına geliyor.

 Doğal ki klasik kavramından üretilen “klasikler” de aynı anlam ve içeriği ifade ediyor.

 Örneğin Homeros’un İlyada’sı her dönem için klasiktir.

 Ya da Rönesans sanatçıları da aynı şekilde, insanlık kütüphanesine klasikler olarak yerleşmiştir.

 Roman  sanatı açısından,  Fransız ve Rus klasiklerini de aynı şeyleri ifade etmek için kullanırız.

 Ya da Sheakspear  insanlık için klasikleşmiş bir sanat dehasıdır.

 İyide sanat eserleri ve sanatçılar niçin , insanoğlunun zihin kütüphanesine klasik olarak kayda geçerler?

 Niçin filan, yada falan sanat eseri ve sanatçı değil de örneğin Cervantes ve Donkişot klasik olmuştur?

 Soruya çeşitli fikri-ideolojik yapılara sahip sanat ve estetik bilimcileri farklı cevaplar verebilir.

 Örneğin “sanat sanat içindir “  gibi bir algılama  ve akıl yürütmeyle sanat ve toplum ilişkisini açıklamaya çalışanlar için ,klasik ve klasiklerle ilgili açıklamalar yerli yerine oturamaz. 

 Çünkü bu düşünüş tarzı, insanoğlunun humanist kültür köklerine evrensel  ve genel insani bir düşünüş tarzı ile yaklaşamaz.

Halbuki klasik ve klasikleri açıklayıp, kavramlaştırarak, tasnif etmenin yolu, humanist kültür mirasına sahip çıkmak ve geleceğin evrensel değerler ışığında yeniden kurulup, hatta idealize edilmesinden geçer. 

 İlk modern roman Cervantes’in Donkişot’u dur ; ve roman sanatının ilk klasiğidir.

 Hemen ardından Fransız klasikleri, insanlığın kültür mirasına girmiştir.

 İyi de Donkişot niçin İspanya’da yazıldı?

 

Ümit Burnu, Hindistan ve Amerika kıtasının keşfedilmesi İspanyol denizcileri sayesinde oldu. 

 

Önce  İspanyollar, sonra Fransasızlar, sömürgeleri yağmalamaya başladı ve ticaret kapitalizminin gelişmesi hızlandı.

 

Ticaretin hızla gelişmesi, işletmelerinin büyümesini sağladı.

 

Toplumsal yap, üretim ilişkileri önemli oranda ve hızla değişiyordu.

 

Şövalyelerin İspanyası, yerini, yeni gelişene ticaret sermayesine İspanyasına bırakıyordu.

 

Yani tam bir toplumsal alt-üst oluş ve geçiş süreci..

 

Donkişot tam da bu geçiş döneminin Trajik –komik öyküsüdür.

 

Yani feodal beyler, para ve ticaret sermayesi karşısında acizdiler.. 

 

Yapılacak iş; ya  tarlalarını  satarak  ticaret sermayesine dönüşmek, ya da tüketici olarak tarlalarını satıp satıp yemek ve sonrada işçileşmek

 

Cervantes , geçiş döneminin tarihi-toplumsal yasallığının farkına varmıştı. 

 

Bu bakımdan tarih bilinci ve tarih  bilgisine sahip bir sanatsal deha olarak, insanlığın kültür mirasına bu trajik –komik öyküyü kazandırdı.

 

İşte Donkişot’u klasik yapan tam da budur. 

 

Yani, bir dönem, her şeye muktedir olan bir sınıfın, toplumsal değişim karşısında çözülüşünün insani temalar kullanılarak bugüne taşınmasıdır.

 

Okuyucu, Donkişot’tan nefret etmez. Etmez, çünkü değişim karşısında acizdir ve her tavrı, her yaklaşımı insani özellikler taşır. 

 

Yani o ünlü, bir dönem yere göğe hakim olan bir sınıfının üyesi olan Donkişot’ta senin benim gibi insandır ve çektiği sıkıntılar, hüzünlenmesi, yel değirmenine saldırmasının dramatikliği vs. bizlere hem bir gülme hem de acı duygusu verir.

 

Kısacası Donkişot, yaşam biçimi ile tükenmekte olun bir sınıf temsilcisinin, toplumsal değişim karşısında sonuç alamayacağı direnişinin insansal özünü anlatılmıştır.

 

Burada, tarihsel-toplumsal değişimin  farkında olunması esprisi vardır.

 

Burada, feodal sınıfın, yükselen burjuva değerler karşısında trajik-komik direnişinin insani yüzü vardır.

 

İşte bu nedenle Donkişot insanlığın evrensel kültür hazinesine girmiştir.

 

İşte bu nedenle, ölmeyen ve her dönem yaşayacak olan eser ve sanatçı tasnifleri arasında yer almıştır.

 

Demek ki klasik  olmak için, tarih bilgisi, tarih bilinci ve toplumsal tarihsel değişimin farkında olma ve tabi ki insanlığın evrensel çıkar ve idealleri ile aynı doğrultuda olmak gerekmektedir.

 

Sanatçı kişi , kendi yaşadığı dönemin sorunsalını iyi kavrar ve bunu edebileştirip, ölümsüzleştirirse, yani günümüz insanını ilgilendirecek genel insani özü yakalayabilirse klasik olmuş demektir.

 

Balzak’ın çağdaşı bir çok sanatçı olduğu halde, Balzak klasik olmuştur da, diğerleri olmamıştır örneğin..

 

Ya da Tolstoy’un yaşadığı Rus toplumunda,  binlerce sanatçı varken, sadece Tolstoy ve birkaç sanatçı klasik olmuştur.

 

Bu arada sanat akımı olarak klasizm, klasik olandan bambaşka anlamları içerir ve klasik eser ve klasik sanatçı ile hiçbir ilişkisi yoktur.

 

Klasisizm 1500 ile 1750 yılları arasındaki sanat akımına verilen addır ve bugüne kadar , Moliere hariç , klasizm döneminin hiçbir sanatçısı bugüne taşınmamıştır.

 

Nedeni mi ? 

 

Başka bir yazıda..

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter