MERSİN ve YEREL YÖNETİMLER

GİRİŞ   Mersinde belediye nasıl kazanılır? Daha da önemlisi kazndıkt ...

12.9.2018 16:50:00

GİRİŞ

 

Mersinde belediye nasıl kazanılır?

Daha da önemlisi kazndıktan sonraki süreç nasıl kazanılabilir,

yani etkili, verimli, şeffaf belediyecilik nasıl yapılabilir?

Mersinde yerel yönetimler bazında nasıl bir model yartılabilir?

Bu sorulara yanıt vercek bir yazı dizisine başlıyorum.

Önce bazı genel bilgilerle başlayalım...

 

KENTLEŞME;

Kentleşme,demografik, ekonomik ve sosyo-kültürel bir değişmeyi ifade eder.

Demografik açıdan bakıldığında, Mersin kentleşmeden ziyade “demografik şişmeyi”,

            Ekonomik açıdan baktığımızda ise bu nüfusu istihdam edecek bir sanayii olmadığı gibi bu anlamda yeni sanayii politikaları da geliştirilememiştir.

            Sosyo-kültürel açıdan ise, bu süreç anomik kentleşme,yabancılaşma ve arabeskleşme olgularının dramatik olarak yaşanmasına yol açmış görünüyor;

 

MERSİN’İN TARİHİ GELİŞİMİ;

            Koloğlu Mehmet Ağa 1830’lu yılların başında Göğceli bucağına gelir;

            Yoğurt Pazarı mevkiinde Yörüklerin alışveriş etmesi için bir Pazar kurar.

            1837’de Göğceli bucağına bağlı Mersin köyü kurulur.

Göğceli bucağına bağlı kurulan bu köy hızla büyür.

 

BİRKAÇ ÖNEMLİ GELİŞMENİN BÜYÜMEYE ETKİSİ;

1) 1832-1839 yılları arasında Çukurova’nın Kavalali’nin oğlu İbrahim Paşa tarafından işgali ile Mısır’dan getirilen Müslüman Sunni Araplar (Fellah) ile pamuk üretimi başlatılır.

2) Amerikan iç savaşı (1861) (barut ihtiyacından dolayı) pamuk üretimini geliştirir.

3) Süveyş Kanalı’nın yapımı (1869) Toroslardaki kerseteye ihtiyaç duyar, kesim,   nakliye buraya Orta anadoludan insan çeker.

4) Lübnan’da yaşanan mezhep çatışması Mersine (kısmen nitelikli) iş ve güvenlikli yaşama göçüne neden olur.. İlk gelenler “Kiremithane”, “Bahçe Mahallesi”, “Çardak Mahallesi”ni  kurar

 

SON YILLARDAKİ ÜÇ  GÖÇ DALGASI NUFÜSÜ HIZLA ARTIRDI;

1. Göç dalgası, 1970’lerden sonra ekonomik koşullardan dolayı; 

2. Göç dalgası, 1990 sonrası yaşanan çatışma ortamından dolayı Güneydoğudan zorunlu göçle gelen çok sayıda Kürt nüfus bu mozaiği tamamladı.

Limanın gelişmesi ile, Lübnan’dan gelen Arap nüfus, Kıbrıs, Girit ve çevre illerden (ör. Niğde’den) gelen nüfus da bunlara katıldı..

3.Göç dalgası, Suriyeli göçü ile doruğa ulaştı.

 

BÜYÜMEYİ YARATAN DİĞER ETKİLER;

Ticaretle uğraşan Fransız, İtalyan Levantenler,

ulaşım işlerini yürüten Almanların varlığı ve ilgili devletlerin Mersin’de kurdukları konsolosluklar, temsilcilikler kültürel çoğulculuğu daha da çeşitlendirmiştir.

Böylece Mersin, 18. yüzyılın sonunda küçük bir köy iken gittikçe büyüyerek            gelişmiştir.

 

ÇOK KÜLTÜRLÜ KENT ÖRNEĞİ RTAYA ÇIKTI

19. (ve 20.) yüzyılda Müslüman, Hıristiyan, Musevi her dinden; 

Türk, Kürt, Arap, Ermeni, Rum, Fransız, İtalyan ve Alman olmak üzere her milletten; Mısırlı, Lübnanlı, Kıbrıslı, Suriyeli gibi çeşitli memleketten;

Giritli, Niğdeli, Urfalı gibi birçok kentten irili çeşitli insan grupları bir arada barış içinde ve kardeşçe yan yana yaşamış,aynı mezarlığa ölülerini gömmüştür.

 

 19. YÜZYILIN SONLARINA DOĞRU;

Tarımın gelişmesi pamuk ve tarıma dayalı az da olsa sanayilerin kurulması,

Adana-Mersin demiryolunun yapılması (1886) ve Bağdat hattına bağlanması,         Belediyenin (1880) ve gümrük teşkilatının kurulması Mersin’i ticari ve kentleşme             yönünden derinden etkilemiştir.

 

KENTİN İDARİ KİMLİKLER KAZANMASI;

1852 yılında Göğceli Bucak Merkezi Mersin’e taşınmış,

            1864, Göğceli, Kazanlı ve Elvanlı bucakları birleştirerek Mersin kazası kurulmuş,

1888’de Adana’ya bağlı bir sancak haline gelmiştir.

1918 (Kasım), İngilizler ve Fransızlar tarafından işgal edilmiş,

1919 (Kasım),  İngilizler yönetimi Fransızlara bırakıyor ve çekiliyor.

1922 (3 Ocak) Türkiye heyeti Mersin’e giriyor.

1930’da merkezi Silifke olan İçel ili lav ediliyor,

1933’te Mersin iliyle birleştirilmesi sonucu İçel ili adını alıyor.

 

SON YARIM ASIRDAKİ GELİŞMELER;

1961’de Mersin Limanı, 1962’de ise Ataş Rafinerisi kuruluyor, 1985’te serbest bölgenin kurulması ticari açıdan; 

Çukurova Sanayi, Akdeniz Gübre, Anadolu Trakya Cam Sanayi, Soda Kromsan tesisleri sanayi alanında;

1992’de kurulan üniversite eğitimde;

Merit ve Hilton gibi otellerin açılması turizmde;

1994’te Büyükşehir Belediyesinin kurulması yerel yönetim alanında  birer aşama           olmasına rağmenMersin henüz istenen konuma ve aşamaya gelmiş değildir.

 

YENİ GELİŞMELER BERABERİNDE YENİ SORUNLAR GETİRMİŞTİR,

Kent bir yandan demografik olarak büyürken öte taraftan kentsel sorunlar da büyümüş,son çeyrek yüzyılda bu sorunlar içinden çıkılamaz bir hal almıştır.

Gelinen noktada Mersin ikinci büyük atağını başlatmanın çabası içindedir.

Ancak bunun için önce sorunları doğru teşhis etmek, uygun çözümler üreterek çağdaş yönetişim olanaklarıyla, cesurca uygulamaya geçirmek gerekmektedir.

 

MERKEZİ VE YEREL YÖNETİMLER;

Sorunları çözerek, gelen nüfusu kent sürecine entegre etmeleri ve kentlileşmelerini sağlamaları gerekirkenyönetim zafiyeti, yasal, idari ve mali güçlükler nedeniyle bunu gerçekleştirememiştir. Sonuçta gelenler; kentlileşmek yerine kenti“devasa bir  köy” haline çevirmiştir.Sorunlara doğru teşhisler konulmaz ve doğru çözümler üretilmezse;bu süreç daha da büyüyerek devam edecektir.

Bugünden tedbir almalı, yarın  geç olabilir.

 

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter