MERSİN’e “Gelmeyen KURVAZİYER GEMİLER”… ve “Sessiz bir TURİZM FAKÜLTES

Mersin için verilen sözleri, ümit vaat eden açıklamaları, tartışmalı bazı rakamları ...

14.2.2018 08:03:00

Mersin için verilen sözleri, ümit vaat eden açıklamaları, tartışmalı bazı rakamları sorgulamamak ve takip etmemek gibi bir özelliğimiz var.

Bu nedenle de hep abartılı sözler, vaatler veriliyor ve o gün için bu kişilere bir prestij sağlıyor.

Sonra mı?  Kimse sorgulamadığı için unutulup gidiyor.

Politik hesaplara dayalı en sıradan konuda konuşup duranlar, doğrudan Mersin’in geleceğini  ilgilendiren vaatleri izlemiyor, hesap sormuyor.

Sormaya kalkan da ya işitilmiyor, ya da olmadık kirli saldırılara maruz bırakılıyor.

 

İki yıl önce gündemden düşürülmeyen kurvaziyer turizmini (!)hatırlayalım.

Arka arkaya gemiler gelecek, binlerce turist kentimizi dolaşacak, kentimizin ekonomisine katkı verecekti.

Hatta yeterli genişlemeyi sağlayamayan limana ve tamamlanamayan Havalimanı’na rağmen, bir de kurvaziyer limanı yapılacaktı.

Ne oldu ?... Tek bir gemi  dahi ortada yok!

Bunları hatırlayan, hesap soran var mı? Boş vaatler, yapanların yanına kâr kaldı.

Yine Mersin’e 500 bin turist geldiğini(!)  ortaya attılar.

Kent yöneticileri de bu rakamı doğru kabul ederek, iki yıl içerisinde bunu

2 milyona çıkaracaklarını söylediler.

Güzel; rakamları artırarak bir gelecek kurmaya engel olan mı var?

Gerçekte ise Turizm Müdürlüğü’nden aldığım rakamlara göre bu sayı 20 bin’dir.

Bu vaatleri veren ve bu rakamları telaffuz eden kentin turizm dinamikleri sonunda inandırıcılıklarını kaybettiler ve artık sahnede yoklar.

Ama boşuna harcanan yıllar ve bunun parasal karşılığı geri gelmez.

 

*                     *                     *

Buraya kadar tamam.

Fakat olayın bir de Mersin Üniversitesi cephesine bakalım.

Mersin’de kentten uzak kente katkısı olmayan bir üniversite olduğunu yıllarca yazdık durduk.

Nihayet yeni Rektör ile Üniversite, yeni bir yapılanma içinde kente katkı vermeye başladı ve gözle görülür bir başarılı döneme girdi.

Ama; üzücüdür ki, Turizm Fakültesi hâlâ bu duruma ayak uydurabilmiş değil.

Mersin’de sektörel açıdan gelecek vaat eden bir alanda akademik ve uygulamalı katkı sağlayacak iken, sesleri duyulmaz oldu!

Biz yıllarca yanlış turizm politikasını ve verilen yanıltıcı rakamları eleştirdik. Mesele sanki bizim kişisel bir konumuzmuş gibi olmadık saldırılar yapıldı; sosyal medya ortamında çirkinliklerle dolu yayınlar yapıldı, sözler söylendi.

Oysa çok basit yazılar yazıyor, rakamlar üzerinden tartışma yapıyordum.

Bir bilim kurumu olarak buna müdahil olup kamuoyuna doğru bilgiler vermeliydiler.

Son bir yıl içerisinde Turizm Fakültesi’nden gelen yalnızca iki haber hafızamda.

*Yurtdışı fuarların yararsızlığını belirtiler; ki bunu bizler 10 yıldır yazıyoruz. Kendilerine de birçok kez bunu anlattık; ama eleştirel hiçbir çaba göstermediler.

*Yine son olarak nükleer santralle ilgili bir açıklamaları oldu: Nükleer santrale karşı değillermiş, ama yerine karşı imişler. Bunda da herhalde yine bir 10 yıl kadar geç kaldılar!

*                     *                     *

Değerli okurlar, hemşerilerim;

Siyaset, kamusal dikkat, geleceği savunmak önce yaşadığımız kenti sahiplenmekle başlar.

Olumlu hizmetleri elbette alkışlayacağız; emeği geçenlere dikkat çekeceğiz.

Aynı özen ve dikkatle; kenti yanıltanları, yalan-yanlış rakamlarla ve tutulmayan vaatlerle koltuklarına yapışanları da izleyeceğiz, onları gerçekler üzerinden eleştireceğiz.

Özetle: Verilen sözleri, vaatleri yerine getirmeyenleri, hizmet için görevini yapmayanları sorgulamalıyız, eleştirmeliyiz.

Bunu yapmayan kent dinamikleri de bunda öncelikle sorumludurlar.

Sivil toplum kuruluşları, basın, politikacılar, üniversite ve kent yöneticileri başta olmak üzere, bu kente hizmetle yükümlü her kişi, kurum ve kuruluş bu eleştiri kültürünü ayağa kaldırmak zorundadır.

İlgili herkes de yapılan bu eleştirilere usulünce, saygıyla ve gerçeklere dayalı olarak cevap vermelidir.

Ama öncelik elbette bu kentte yaşayan herkesin hesap sorabilme kültürüne bağlıdır; verilen sözleri tartışacağız, vaatleri izleyeceğiz ve ilgili her kurum da bu konularda gerçekleri dikkatle izleyip kentle paylaşacaktır.

Çağdaş demokrasi ve kentlilik bilinci bunu gerektirir.

 

HARUN ARSLAN

 

  • PAYLAŞ :
  • Yazdır
  • |
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us




Kalan karakter

yerinde - 14.2.2018 08:56:00
Eleştiriler yerinde olabilir. Lakin bu turizm fakültelerinin kuruluş biçimi, bu fakültelere dekan seçimi ve bu üniversitelere rektör seçimi biçimini ve de genel anlamda eğitim rezaleti ile ülkenin genel ortamını ASLA VE KAT'A sorgulamadan gazetecilik olmaz! Netice konuşmak kolay. Zor olan ise o neticeleri doğuran ana sebepleri konuşabilmektir!